Haberin Devamı
AKP’nin anayasa paketi bugün yarın açılacak ve ikinci anayasa hamlesi böylece başlamış olacak.
Değişiklik önerileri arasında en önemli tartışma ve siyasi mücadele, yargı üzerinden yapılacak.
AKP, daha önce tümüyle yeni bir anayasa yapma girişiminde başarısız olduğu için bu kez pakette yer alacak değişikliklerin büyük bölümü de herhalde kimsenin itiraz etmeyeceği yönde olacaktır.
Yüksek Yargı ile ilgili değişiklik Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ve Anayasa Mahkemesi’nin oluşumuyla ilgili olup kavga da burada çıkacak.
Batılı “kuvvetler ayrılığı” mantığı, yargının tümüyle kendi kendini denetlemesi, siyasi bir etki ve baskı altında kalmaması üzerine kuruludur. Bu mantık henüz bizde geçerli değil. O nedenle de AKP’nin yapmak istediği değişiklik, yargının tümüyle siyasi denetim altına alınacağı endişelerini körüklüyor.
HSYK’nın başkanının adalet bakanı oluşu zaten öteden beri eleştiri konusu. Son tartışmada ise, muhalefet partilerinden değil, ama değişik çevrelerden bu konuda farklı ülkelerdeki uygulamalardan esinlenen öneriler ortaya konuldu. Bunların arasında HSYK üyelerinin belirlenmesinde baroların ve hukuk fakültelerinin de rolü olması, üye sayısının artırılması gibi öneriler var.
Ancak tartışma farklı öneriler üzerinden yürüyemeyecek çünkü muhalefet daha önce de olduğu gibi “yaptırmam” tavrını zaten ilan etmiş bulunuyor.
Önümüzdeki dönemin ağırlıklı “savaş konusu” anayasa değişikliği ve Yüksek Yargı olacak. Bundan önceki tecrübeler, muhalefet partilerinden öneri gelmeyeceğini gösteriyor.
CHP, milletvekili dokunulmazlığı dışında, demokratik içerik taşıyacak değişiklikleri de yargı tartışmasının içinde buharlaştırma eğiliminde.
Bu pozisyonlar bir kez daha çağdaş bir anayasaya sahip olma yarışı değil, iktidar ile muhalefet ve iktidara karşı diğer “kurumsal” muhalefetler arasında “kimin kazanacağı” yarışı yaşanacağını gösteriyor.
Doğru dürüst tartışılmamış bir anayasa değişikliği referandumda da onay alırsa AKP mi kazanmış olacak?
Yoksa boş tartışma ve çekişmelerin sonunda anayasa değişikliğini yüksek yargıya iptal ettirirse CHP mi kazanmış olacak?
Her durumda, çağdaş bir anayasa bekleyip, demokratik sürecin ilerlemesini umanlar, yani bütün ülke kaybedecek.
Ve Ankara, bir kez daha çağdaş bir anayasa yapma imkânını kaçırdığı için siyasi başarısızlıklarına bir yenisini eklemiş olacak.

