Kim çökertti?

Tribünde çöktük. Televizyonların karşısında çöktük. Oysa futbol milli takımımız 2006 Dünya Kupası'na katılsaydı ne kadar eğlenecektik. Sporcularımızla gururlanacak, heyecanlanacak, daha büyük başarıları hayal edecektik

Haberin Devamı

Tribünde çöktük. Televizyonların karşısında çöktük. Oysa futbol milli takımımız 2006 Dünya Kupası'na katılsaydı ne kadar eğlenecektik. Sporcularımızla gururlanacak, heyecanlanacak, daha büyük başarıları hayal edecektik.

Bu eğlencemizi kursağımızda bıraktılar.

Kim mi?

Tabii ki İsviçre milli futbol takımı oyuncuları değil.

Her şeyi "bizimkiler" yaptı.

Futbol oyununun güzelliğini ve zevkini kendi küçük iktidar alanları için kullananlar...

Futbolu bir savaş alanı zanneden, dört gündür başta futbolcular olmak üzere bütün toplumu germeye çalışanlar...

* Seyircilere "her şeyi yapın" mesajları gönderenler.

Ve tabii ki kendi eksikliklerini, yanlışlıklarını hakemlere saldırarak kapatmaya çalışanlar; tabii ki "durumdan vazife çıkarıp" havaalanında her türlü saçmalığı yapanlar, tabii ki konuk sporculara yumurta atanlar...

Türk milli futbol takımını sahada, bütün Türk halkını ekranlar karşısında çökertenler bunlardır.

Kendi çaplarına göre "politika" yapanların bir tek hedefi vardır: İçeriyi "gaza getirmek" ve yaratılan olağan dışı heyecanlı ve duygusal ortamda kendi yanlışlarını gizlemek.

"Gaza getirmek!.."
Futbol dünyası da siyaset dünyasının bu geleneksel hastalığından kurtulmuş değildir. Hatta bu alışkanlığın daha da beter örnekleri futbol dünyasında görülmektedir.

Ülkemizde bir grup insan var. En klasik deyişle, kafalarını kuma gömmüş yaşıyorlar. Ve şu anda dünyanın en ucunda olan biten en küçük bir olayı herkesin haber alma, görme, öğrenme imkânına sahip olduğunu bilmiyorlar. Havalanında atılan yumurtaları bütün dünyanın anında duyduğunu bilmiyorlar, anlamıyorlar.

"Gaza getirmek" sistemi en başta maçı anlatan kişilerden başlıyor. Daha maçın birinci dakikasında bir oyuncumuz topu elle kesmiş, hakem penaltı vermiş. Maçı anlatan kişi diyor ki: "Hafifçe dokundu..." Bunun hafifi serti olmadığını elbette kendisi de biliyor. Ama daha ilk dakikada "hakem bize haksızlık yapıyor" diye izleyici şartlanmak isteniyor. Sonra bu mantık en tepeye kadar çıkıyor. Tehditler başlıyor, "aksini söyleyenin vatan haini olacağına" ilişkin imalar geliyor.

Futbol zevkimizi, futbolun güzelliklerini bu insanlar öldürmeye devam ediyor. Bu kafalarla kendi kendimize zarar verdiğimizi anladığımız gün başka bir ülkede uyanmış olacağız.

DİĞER YENİ YAZILAR