Kilit üstüne kilit

Haberin Devamı

Önce “tükürdüğünü yalamak” kavramını Türk argo sözlüklerine dayanarak açalım. Bu kavramda, “tükürenin kendi isteğiyle tükürdüğünü yalaması” söz konusu değildir. Tüküren, kendisinden daha güçlü bir iradeye boyun eğerek, onun istediğini yaparak “tükürdüğünü yalar.”

CHP “diz çöktüreceğiz” diyerek bir kilit vurmuştu. Erdoğan da “tükürdüklerini yalayacaklar” diyerek daha ağır bir kilit vurdu, anahtarı da denize attı.

Bu ifadelerin ardından iki taraftan birinin ya da ikisinin birden geri adım atmaları için, geri adım demesek de uzlaşma yönünde bir tavır almaları için gereken süre bayağı uzamış oldu.

***

Meclis boykotu, CHP yönetimi için kurultay sıkıntısından kurtulma gerekçesi de oldu. İçeride sorunu bulunan muktedirlerin bir dış sorun yaratarak o iç sorundan kurtulmaları gibi, CHP yönetimi de iç sorununu boykotla şimdilik atlattı. Parti yönetimi böyle bir siyasi mücadeleye girmişken onu değiştirmek için imza vermek kolay değil. Nitekim Baykal-Sav ikilisi de kurultay için gereken sayıda imza toplayamadıkları gibi, boykot dolayısıyla kurultay isteğini ertelediklerini açıkladılar.
Başbakan Erdoğan’ın bütün beyanları, son olarak “anayasa için MHP ile anlaşırız” demesi de bu krizin giderilmesi için ekim ayına kadar herhangi bir adım atılmasına taraftar olmadığını gösteriyor.

***

Tatile girmeden önce Meclis’in yeni hükümet programını görüşmesi ve oylaması gerekiyor. Görünen o ki, ilk kez bir ana muhalefet partisi böyle bir çalışmanın içinde olmayacak.
Bu manzaranın ortasında Meclis’in yeni başkanı Cemil Çiçek’in konuşması uzaklardaki bir vaha gibi kaldı.
Çiçek’in hem CHP’ye hem BDP’ye verdiği doğrudan mesajlar Başbakan’ın meseleye yaklaşımıyla taban tabana tersti.
Buradan da, ekim ayındaki açılışa kadar direksiyonun Cemil Çiçek’in elinde olacağı, ekimde “temiz” bir başlangıcın tümüyle onun siyasi başarısına bağlı olacağı sonucunu çıkarabiliriz.

***

Kriz ekimde de çözülmemiş olursa, halkın bütün Meclis’e bakışında ciddi bir değişim görüleceğini bütün siyasiler anlamalıdır. Çalışmayan, “uzlaşma ile yeni anayasa” vaadini yerine getirmeyen bir Meclis çok tartışılır, hem de çok ciddi tartışılır.

DİĞER YENİ YAZILAR