Haberin Devamı
Şu anda Türkiye’nin yolunu tıkayan sorunlardan birçoğu Kürt sorununa bağlıdır. Bu yıl bu sorunun çözüm yoluna girmesi için en kritik yıldır.
Terörün tümüyle gündemden çıkması bu yıl atılacak adımlarla sağlanabilir ya da sorunun iyice çözümsüzlüğe gitmesinin karanlık yolları da açılabilir.
Bir “kürt sorunu” olmadığı, sadece “terör” sorunu olduğu görüşü üzerine kurulu politikalar çoktan iflas etti.
“Kürt sorunu yoktur” cümlesinin çeşitli şekillerde binlerce kez tekrar edilmesi sorunu ortadan kaldırmadı.
Bir sorunun çözümü önce sorunun teşhisiyle başlar. Teşhiste gecikmemizin sonucu çözümün de gecikmesi oldu.
Türk toplumu, yaşadığı bütün acı deneylerle kendi “iç” sorununu kendisi çözebilecek olgunluğa gelmiştir. Tersinin yaratacağı daha büyük acıları görmekte, hissetmektedir.
Burada farkında olunması gereken önemli bir nokta da Türkiye’nin kendi “iç” sorununu çözmekte zaman kaybetmesinin sorunun bir “uluslararası” sorun haline dönüşmesi tehlikesini ortaya çıkarmış olmasıdır. Büyük güçlerin bu soruna “el atması” aşamasına gelinmeden, çözüm yollarını Türkiye’nin açtığını herkesin görmesi sağlanmak zorundadır.
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sorunu, ekonomide yaşanan tıkanmalar da bir ölçüde Kürt sorunu ve terörle bağlantılıdır. İç barışını sağlamakta zorlanan bir ülkeye “kalıcı sermaye” girişinin hızlanması kolay değildir. En büyük şehrinde her gece araçların yakıldığı bir ülkeye yatırım yapılmasını sağlamak zordur. Bu da Avrupa Birliği üyeliği yolunda atılan
diğer adımların sağlamlığı ile ilişkilidir. Başta çağdaş bir anayasa olmak üzere siyasi ve hukuki reformlara devam edilmesi de aynı bütünün parçalarından biridir.
Kuzey Irak’taki bağımsız Kürt yapılanmasının Türkiye’ye “düşmanca” tavırlar içine girmesinin giderilmesi için atılacak önemli bir adım da Türkiye’nin bu yapılanmaya “dostça” bakmaya başlamasıdır.
Bu yapılanmaya hem ABD hem Avrupa olumlu bakıyor. Türkiye’nin de bu yapılanmayla ilgili siyaseti yine aynı ilişkiler ağı içinde önem kazanıyor.
Türkiye’yi yönetenler, 2008 yılının Kürt sorununun çözümü yolunda yepyeni ve iyimser bir aşamaya geçilen yıl olmasını sağlayabilir.
Bu gelişmeden memnun olmayacaklar da sadece terörle varolanlar, hayatlarını ve geçimlerini terörün varlığına bağlamış olanlardır.

