Haberin Devamı
Başbakan Erdoğan, Bosna’da seçimin zamanında yapılacağını tekrar etti. Artık bunca konuşmadan sonra, Başbakan’ın esneklik eksikleri de göz önüne alınırsa, seçimin zamanında, 2011 yazında yapılacağının kesinleştiği söylenebilir.
Zamanında seçim kararı, AKP hükümetine yeni olmayan bir yükümlülük getiriyor. Anayasa değişikliği paketini “demokrasi” adına kararlı bir şekilde savunanların bu girişimi tamamına erdirmeleri gerekir.
Geldiğimiz aşamada, anayasa paketini beklendiği gibi halkın onaylaması gerçekleşirse, paketin hedefinin demokratikleşme olduğunu savunanlar diğer adımlara geçmek zorundadır.
Demokratik bir süreçten söz ediyorsak, bunun kilidi seçim barajıdır. Bugünkü yüzde 10 seçim barajının biri açıkça söylenen, diğeri söylenmeyen iki gerekçesi vardır.
Söylenen gerekçe, ülkeyi koalisyonla yönetmeyi bir türlü başaramayan siyasiler açısından bu ihtimalin mümkün olduğunca uzakta tutulmasıdır.
Açıkça söylenmeyen ikinci gerekçe ise, bir Kürt partisinin Meclis’te grup kurmasının engellenmesidir. Bu mümkün olmamış, Türkiye’nin Kürt nüfusunu temsil eden siyasi partiler bağımsız adaylar yoluyla Meclis’e girmiş, grup kurmuşlardır. Yüzde 10 barajı tedbiri başarısız olmuştur.
Seçim barajının yüzde 3’e inmesi, bazı hesaplara göre birinci partinin milletvekili sayısının azalmasına yol açacak. Bunun tersini gösteren hesaplar da var. Ama kesin olan, kimsenin yüzde 3 barajla gelmiş bir meclisi “halkın iradesini tam olarak yansıtmamakla” eleştirmesinin mümkün olamayacağıdır.
Eğer iktidar partisi seçim barajını indirmeyi gündeme getirirse, CHP’nin ve MHP’nin buna açıkça muhalefet etmeleri zordur.
Anayasa ve rejim tartışmaları “demokrasi platformu” üzerinde yapıldığı takdirde, eski dönemde “türban”a şimdi de “Yüksek Yargı”ya sıkışan kısır itiş kakışın dışına çıkılabilecek bu da sonraki siyasi gelişmeler için çok önemli ve belirleyici olacaktır.
“Koalisyon” gerekçesini tekrar ortaya atanlar, bundan önceki deneyimlerin olumsuzluğu üzerinde duracaklardır. Ama Türkiye koalisyonlarla yönetilmeyi, siyasiler de halkın iradesi öyle gösteriyorsa uzlaşmayı öğrenmek zorundadır.
İkinci iktidar döneminde, attığı önemli adımların neredeyse tümünün ardından sendeleyen AKP hükümeti, seçim barajını indirirse hakkındaki bazı kuşkuların hatta önyargıların yarattığı yüklerin bir bölümünden de kurtulmuş olacaktır.

