Kıbrıs'ta telaş...

Yıl sonunda KKTC'de seçim yapılacak. Kıbrıs Türkleri'nin verdikleri oylar hem kendilerinin, hem bütün Kıbrıs'ın hem de Türkiye'nin geleceğini belirleyecek

Haberin Devamı

Yıl sonunda KKTC'de seçim yapılacak. Kıbrıs Türkleri'nin verdikleri oylar hem kendilerinin, hem bütün Kıbrıs'ın hem de Türkiye'nin geleceğini belirleyecek. Seçim yaklaşırken Denktaş tarafı da son kozlarını oynuyor. KKTC'ye Türkiye'den sürekli olarak birileri gidip Denktaş'ı övüyor. Kıbrıs Türkleri'nin oyları üzerinde etkili olabileceği sanılan herkes devreye sokuluyor.

Denktaş'ın vermeye çalıştığı bir başka görüntü de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kendisini desteklediği yolundadır. Askerin Kıbrıs'a bakışında ağırlık taşıyan ve taşıması gereken hususlar, askeri ve stratejik boyutlardır. Denktaş bu tabii "ilgi"yi bir siyasi destek gibi gösterme çabasındadır.

Kıbrıs, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği için son kilittir. Bu kilit açılmadan, açılmaya başlamadan Türkiye'nin AB üyeliği için son aşamaya ulaşılması zordur. "Türkiye önce AB ile tam üyelik görüşmelerine başlasın, sonra Kıbrıs meselesini ele alalım" denilmesi sadece Türkiye'nin AB üyeliğini önlemeye yönelik bir taktiktir.

En büyük ihanet olur
Bu "yumurta-tavuk" taktiğini yürütenler için Kıbrıs Türk halkının ve bütün Türk halkının geleceği, refahı, gelişmiş bir toplumda yaşamaya yönelik iradesi ikinci planda gelmektedir. "Yumurta-tavuk" çıkmazına girmek yerine soruyu doğru sorduğunuz zaman alacağınız cevap da bellidir.

Kıbrıs Rum tarafı, "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak Avrupa Birliği'ne girmiştir. KKTC'yi ise Türkiye dışında tanıyan hiçbir ülke yoktur. Uluslararası toplum için KKTC, haklı gerekçeleri olsun olmasın Kıbrıs Adası'nın Türkiye tarafından işgal edilmiş bölümüdür.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yapılacak seçimlerde Denktaş tarafının bazı girişimleri, özellikle KKTC'ye sürekli yeni "vatandaş" alma faaliyeti bu seçimin sağlığı ili ilgili kuşkular yaratmaktadır. Yabancı gözlemcilerin seçimleri izlemek için adaya gelmesi söz konusudur ve Denktaş ekibi, bunu bir "dış baskı" olarak yorumlayıp bağırmaya başlamıştır.

"Bizim alnımız ve vicdanımız aktır, isteyen gelip seçimleri izler ve hiçbir hile olmadığını kendi gözleriyle görür" diyemeyen, tam tersine "bize baskı yapılmak isteniyor" diye bağıranlar güven vermek bir yana, niyetleriyle ilgili olarak kendilerini ele vermiş olmaktadırlar.

KKTC'deki seçimlerde en küçük bir kuşku olursa, bunu yaratanlar Kıbrıs Türk halkına ve bütün Türk halkına en büyük ihaneti yapmış olurlar.

DİĞER YENİ YAZILAR