Annan Planı tam 9 bin sayfa. Bu kadar ayrıntıyı görüşmeleri yürüten heyetler dışında kimsenin birkaç günde kavraması mümkün değil. Herhangi bir referandum öncesinde kimsenin bunları incelemesi de mümkün değil.
* Bir de "derogasyon" kelimesi var. Bu kelime milyonlarca insana ne anlatıyor? Türkler anlamıyor, ama Kıbrıslı Rumların ve Yunanlıların anladığını da kimse söyleyemez.
Türk tarafı adına görüşmelerin içinde başından sonuna kadar bulunanlar bu planın olabilecek en iyi çözüm olduğunu ve Kıbrıs Türklerinin güvencelerini de sağladığını söylüyor. Görüşmelerin ilk bölümünde bulunan, daha sonra "çekilen" iki kişi, Rauf Denktaş ve Mümtaz Soysal ise tamamen tersini söylüyorlar.
* Aynı şekilde, 9 bin sayfalık metni okumamış olan ve bilmeyen başkaları da Denktaş ve Soysal gibi düşünüyor. Bunlar MHP, Doğu Perinçek'in İşçi Partisi, Ülkü Ocakları, en çok kullandıkları sloganlardan biri "Tanrı Türk'ü Korusun" olan Atatürkçü Düşünce Dernekleri, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Baykal'ın dış politika sözcüsü Onur Öymen ve İlhan Selçuk'un Cumhuriyet Gazetesi'dir.
"Direniş"in gerçek nedeni
Kendisine solcu diyenler, kendisine Türk-İslam sentezcisi diyenler, kendisine milliyetçi diyenler, kendisine ülkücü diyenler, kendisine Atatürkçü diyenler, kendisine devrimci diyenler, kendisine sosyalist diyenler, kendisine sosyal demokrat diyenler, kendisine Kemalist diyenler, bu "direniş" cephesini oluşturmaktadır. Bu cephe içinde Erbakan'ın Saadet Partisi de bulunmaktadır. Onların sesleri bu aralar az duyulduğu için varlıkları fazla fark edilmemektedir.
İşte cephe budur.
* Bu cephenin asıl derdi Kıbrıs değildir. Kıbrıs meselesinin arkasında bunlar için asıl büyük "tehlike" Türkiye'nin Avrupa Birliği içinde yer almasıdır. Kıbrıs'taki 200 bin Türk için konuştuklarını söylerler ama Avrupa'daki 3,5 milyon Türk vatandaşı umurlarında değildir. Türkiye'deki 70 milyon Türk vatandaşının daha özgür, daha gelişmiş, daha demokratik bir ülkede yaşaması da dertleri değildir.
* Avrupa Birliği içinde yer alan bir Türkiye'de, insan haklarının en gelişmiş haliyle geçerli olduğu bir Türkiye'de, çağdışı düşmanlıkların yok olduğu bir Türkiye'de kendilerine yer olmadığını düşünmektedirler.
Kıbrıs meselesi bahanedir. Türkiye Avrupa içinde yer aldığı zaman bunların bütün takıntıları dayanaksız kalacak, çevrelerinde düşman bulamayacaklar, gelişmiş bir Türkiye'de üzerine oynayacakları ilkellikleri kaybedeceklerdir.
Kıbrıs meselesinin arkasında bunlar vardır. 24 Nisan'da asıl oylanacak olan budur.
Kıbrıs'ın arkası
Annan Planı tam 9 bin sayfa. Bu kadar ayrıntıyı görüşmeleri yürüten heyetler dışında kimsenin birkaç günde kavraması mümkün değil. Herhangi bir referandum öncesinde kimsenin bunları incelemesi de mümkün değil
Haberin Devamı

