Kıbrıs hâlâ kilit

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne açılan yolunun ortasında hâlâ Kıbrıs sorunu duruyor. Annan Planı'nı Kıbrıs Türk halkı kabul ederken Rum kesiminin reddetmesi 30 yıllık denklemi tersine çevirmişti

Haberin Devamı

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne açılan yolunun ortasında hâlâ Kıbrıs sorunu duruyor. Annan Planı'nı Kıbrıs Türk halkı kabul ederken Rum kesiminin reddetmesi 30 yıllık denklemi tersine çevirmişti.

Kıbrıs meselesinde, 30 yıl boyunca dünya, bütün dünya Türkiye'nin savunduğu tezlerin karşısında yer aldı. Bunlara Türki Cumhuriyetler de, halkları Müslüman olan ülkeler de dahildir.

Örneğin başına sürekli olarak "Dost ve kardeş" sıfatları eklenen Pakistan, KKTC'yi tanımadığı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin yanında yer almamıştır.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin yeni üyelerine de Gümrük Birliği anlaşmasını genişletmeyi taahhüt etmesiyle Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti de bu kapsam içinde yer almış oldu.

Bu kaçınılmaz bir durumdur. Ankara bu sürecin gereklerini yapmış, ama karşı taraftan da adım beklemiştir.

Kıbrıs Rum yönetimi, ki bu yönetimin başında aslında eski komünist partisi AKEL bulunuyor, en uzlaşmaz politikayı sürdürmeye devam etmektedir.

İsabetli politika
Annan Planı'nın onayından bu yana Türkiye Kıbrıs sorununda, 30 yıllık ufuksuzluğu üzerinden attı ve inisiyatifi eline aldı.

Türkiye'nin Avrupa'da ve dünyada yollarını açacak en önemli kilitlerden biri olan Kıbrıs sorunun çözümünü Ankara'nın aktif politikası sağlayacaktır.

Türkiye'nin önüne kısaca "limanların açılması" denilen mesele tekrar gelecektir. Bu, Türk sınırlarının diğer AB üyesi ülkeler gibi Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti vatandaşlarına açılması anlamına geliyor.

Avrupa Birliği, Türkiye'nin bütün üyelerine aynı muameleyi yapmasını istiyor. Türkiye de bunu daha 1994'teki Gümrük Birliği anlaşmasıyla kabul etmiş durumda.

Türkiye'nin Kıbrıs'la ilgili yeni öneriler getirmesi, inisiyatifi Ankara'nın elinde tutması açısından çok önemlidir. Her adım, aslında Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu sergiliyor.

Ankara'nın 30 yıllık tıkanıklığı gidererek inisiyatifi eline alması kolay olmadı. Bundan sonra da elden bırakmamalı, sürekli öneriler geliştirerek Rum yöneticilerin barış ve çözüm karşıtı tavırlarının görülmesini sağlamalıdır.

Rum kesimindeki telaşın nedeni de bu yolun açılmış olması. Türkiye, Kıbrıs Rum mallarına sınırlarını açmadan önce sorunun başka bir aşamaya gelmesi için elinden geleni yapıyor. Gerçek çözüm isteyenlerin de bu konuda Ankara'ya destek olması şarttır.

Dışişleri Bakanı Gül'ün açıklaması beklenen yeni "plan"ın içeriği de elbette önemlidir, ama bundan da önemli olan, Ankara'nın bu planları üretmeye devam etmesidir.

DİĞER YENİ YAZILAR