Kıbrıs Ergenekonu

Haberin Devamı

Biraz eskiden başlayalım. Yıl 1965, biri Türk biri Rum iki solcu arkadaş aynı otomobilde giderken öldürülür. Kim öldürmüştür, neden öldürmüştür? Öldürülen Türk’ün siyasi görüşlerini ve adanın bölünmemesi yönündeki çabalarını bilenler için bu soruları sormak abes olabilir.

Derviş Ali Kavazoğlu’nun öldürülmesini, dönemin Türk toplumu liderleri hiç önemsemezler, Kavazoğlu için “önemsiz bir kişiydi” diye resmi yazı bile yazarlar. (Olayı merak edenler için: Toplumsal Tarih Dergisi Nisan 2009 sayısında Niyazi Kızılyürek’in yazısı.)

Buralardan 1974 Barış Harekâtına kadar gelindi, Kıbrıs önce fiilen sonra da resmen bölündü. Bundan sonra Kıbrıs Türk toplumunda birçok değişim yaşandı. Bombalar patladı, gazeteciler öldürüldü, aynı zamanda kumarhaneler açıldı, kara para aklamakta kullanılabilecek düzenler kuruldu. Bunların hepsi herkesin gözleri önünde oldu. Kıbrıs sorunu “milli” ve “kutsal” dava olarak takdim edildiği için de hiçbirisi gündeme getirilemedi. Susurluk’un, üstelik mahkûm olmuş, ceza yemiş kişilerinden biri gidip KKTC’de kumarhane açtığında bile kimse Kıbrıslı yetkili Türklere “Bu nasıl olur” diyemedi. O kumarhanede insanlar birbirini öldürdüğünde bile kimse kalkıp “neden oluyor bu işler” diyemedi.

***


Şu anda Ergenekon davasının önemli sanıklarından birisinin Kıbrıs’ta büyük bir mal varlığını nasıl edindiğini de kimse sormuyor. Kimse bu sorunun cevabını da aramıyor.

Şimdi bir “Kıbrıs Ergenekonu”ndan söz ediliyor; Kıbrıs Türk toplumunun önemli kişilerinden bazılarının bu yapıyla ilişkilerinin bulunduğu ve bunlara KKTC’de imkân ve çıkar sağlandığı iddiaları gündeme gelmeye başladı.

Bunları ortaya çıkarmak hiç de zor değil.

Kumarhaneler için verilen izinleri kimler imzalamış?

Kimlerin KKTC vatandaşı olması için kimler imza ve onay vermiş?

Türkiye’den sonradan gidenlerin mal varlıklarının dökümü nedir, kaynakları nedir?

Kıbrıs küçüktür, Türk toplumunda da herkes herkesi tanır, herkes ne olduğunu bilir.

Eğer ciddi bir siyasi irade ortaya çıkar ve gerçek bir “Kıbrıs dosyası” hazırlanırsa, bunun Türkiye’deki Ergenekon işlerinin aydınlanması yolunda da epeyce faydası olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR