Türkiye'nin 3 Ekim'de Avrupa Birliği ile görüşmelere başlamasını engellemek isteyenlerin sarılabildikleri son bahane olarak ortada bir Kıbrıs meselesi kaldı.
Yapılmak istenen basit. Müzakere çerçeve belgesine Türkiye'nin Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ni tanımasına ilişkin bir "şart" koyulacak ve Türkiye bunu kabul edemeyeceğini bildirince görüşmeler kendiliğinden askıya alınmış olacak...
* Kıbrıs, gerçekten bir sorun olarak kabul ediliyor ve sorunun çözümü adadaki iki toplumun bir arada yaşaması olarak görülüyorsa, bu süreç yine Türkiye'nin AB müzakere süreci içinde yoluna girecektir.
Süreç içinde, ekonomik ve ticari faaliyetlerin yanında toplumsal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi de önem kazanacaktır. Bu adımların atılması, yine Türkiye'nin Avrupa Birliği içinde yer almasıyla kolaylaşacaktır.
Almanya'da bu hafta sonunda yapılacak seçimlerden çıkacak sonuç, bu gelişmeler açısından önem kazandı. İktidar adayı iki partinin en temel çatışma konularından biri Türkiye'nin AB üyeliği olmaya devam ediyor.
AB ilkelerinde "hak gasbı" var mı...
* Seçimden Sosyal Demokrat Parti'nin galip çıkması güçlü bir olasılık değil ama bu imkânsız da değil. Ayrıca, yeni sol parti ve Yeşiller'in yer alacağı üçlü bir koalisyon da ihtimaller arasında.
Almanya'da seçimden Hıristiyan Demokrat iktidar çıkmazsa, Fransa ve Avusturya'nın Türkiye'ye ilişkin tavırları önemli bir destekten yoksun kalacak.
Bu durumda Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti de eklendiği zaman Türkiye'ye ilişkin "muhalif cephe" sadece üç ülkeden ibaret olacak.
* AB'nin "büyük" kurucularından Almanya'nın Türkiye'nin yanında yer alması, birlik içindeki siyasi dengeleri büyük ölçüde değiştirecektir.
Türkiye ve KKTC, Kıbrıs sorununun çözümünde atılabilecek bütün adımlan atmıştır. Bu konuda Türkiye'yi ve Kıbns Türk halkını sıkıştırmanın haksızlık olduğu ortada.
Kıbrıs meselesi, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nin tanınması meselesi artık son bahaneler ve gerçek ağırlığı olmayan bahaneler olarak kullanılıyor.
* Türkiye üzerine düşen görevleri "büyük ölçüde" yerine getirmiştir ve 3 Ekim'de görüşmelerin başlamasını hak etmiştir. Bunun tersine bir durumun adı "hak gasbı"dır. Böyle bir "hak gasbı" da Avrupa Birliği'ni oluşturan bütün ilkelere aykırıdır.
Kıbrıs çelmesi
Türkiye'nin 3 Ekim'de Avrupa Birliği ile görüşmelere başlamasını engellemek isteyenlerin sarılabildikleri son bahane olarak ortada bir Kıbrıs meselesi kaldı
Haberin Devamı

