‘Kepazelik’

Haberin Devamı

Kelimeyi kullanan eski Genelkurmay Başkanı Koşaner’dir. Doğrudur, öncelikle en üst düzeyde bir komutanın “mahrem” bir toplantısının kayda alınmış olması kepazeliktir.

Ortadaki durumun ne anlama geldiğini idrak etmek için uzman olmak gerekmiyor. Her vatandaş böyle bir dinleme yapılabilmesini; mahrem bir toplantının kayda alınmasını ve açıklanmasını yorumlayabilir.

Koşaner’in konuşması şu ana kadar yalanlanmadı, bir açıklama da yapılmadı. Üstelik kaydın devamının geleceği bile söylendi. Bütün bunlar, durumun kabul edildiğini gösterir.

***


Emekli Orgeneral Koşaner’in görevde olduğu sırada yaptığı bu konuşmada yer alan bilgiler çok ciddi bir özeleştiri niteliğindedir.

Ama aynı bilgilerin bazıları, basında iddia olarak yer aldığında ciddi bir tepki ve yalanlamalarla karşılaşmıştı.

Demek ki “sızmalar” dayanaksız bilgiler olmayıp, Silahlı Kuvvetler’in üst düzeyindeki kaynaklara dayanmaktaymış.

Koşaner’in konuşmasında yer alan vahim durumlarla ilgili olarak nasıl bir “iç” araştırma, soruşturma yapıldığı belli değildir. Bazıları kamuoyuna yansıdığında zaman zaman gündeme gelen açıklamalarla “gereken soruşturma yapılmaktadır” denilmişti.

Bu konuşmanın kamuoyuna yansımasıyla, bütün bu iddialarla ilgili olarak yapılan soruşturma ve araştırmalar hakkında kamuoyuna tam bilgi verilmesi zorunluluğu da vazgeçilemez bir şekilde ortaya çıkmıştır.

***


Kaydı yayınlanan konuşma, aslında birçok gerçeğin Silahlı Kuvvetler’ce bilindiğini de gösteriyor. Bu gerçeklerin siviller tarafından dile getirilmesine her zaman tepki gösterilmesine rağmen neyin ne olduğunun, en üst düzeyde bilindiği anlaşılıyor.

Darbe ortamı yaratılması ve darbe hazırlıklarıyla ilgili davaların başından beri olayı “Silahlı Kuvvetler’in bilinçli olarak yıpratılması” faaliyeti olarak görenler vardır. Onlar belki şimdi “Silahlı Kuvvetler’in esas göreviyle ilgili zaaflarını” düşünürken meseleyi “durumdan vazife çıkartarak” siyasete müdahale faaliyetleriyle birlikte ele alabilirler.

Koşaner “kepazelik” derken tek tek askeri durumları kastetmiş olabilir. Ama, olaylar bir bütün olarak ele alındığında bu vahim özeleştirinin çok daha boyutlu olması gereği de ortaya çıkıyor...

*****


Jetler uçunca

Dün öğle saatlerinde İstanbul semalarında jetler uçtu, seslerini bütün şehir duydu. İnsanların tepkileri anında “sosyal medya”ya yansıdı. Seslendirilen “İnşallah 30 Ağustos içindir”... “Umarım tören uçuşudur” ve benzeri tepkiler, yukardaki yazının son cümlesinin ilgililerce tekrar okunması gerektiğini gösteriyor. Dünyanın bu vaktinde jet sesi duyulduğunda “maazallah” sesleri çıkıyorsa bu iyi değil, çok kötü bir şeydir.

DİĞER YENİ YAZILAR