Kayseri ile Deniz Feneri

Haberin Devamı

CHP Genel Başkanı, ilk bütçe konuşmasında ortaya bir yolsuzluk iddiası attı.

Doğrusu, hangi gazetede okursanız okuyun, CHP’nin internet sitesine konulan belgeleri defalarca inceleyin, suçlamanın ne olduğunu çıkarmak son derece güç bir iş.

Olay Kayseri’de bir belediye çalışanının bazı kişileri dolandırmasıyla başlıyor. Bu şahıs aldığı paraların AKP’ye gittiğini söylüyor. İddiası kanıtlanamıyor, ama daha sonra olayın içine Ergenekon bağlantılı kişiler, sahte senetler vs. de girince olay iyice karmaşık bir hal alıyor...

***

Ana muhalefet partisi genel başkanının, üstelik partisi için çok önemli bir kurultay öncesinde bütçe konuşmasının ana unsurunu anlaşılması, açıklaması çok güç bir iddiaya dayandırması, kaçınılmaz olarak kamuoyunda bir heyecan yaratmadı.

Hangi siyasi iktidar söz konusu olursa olsun; yolsuzluk iddiaları iki tarafı keskin bir bıçak gibidir. İddiaları ortaya atanlar kanıtlayamadıkları zaman kendilerini zor duruma düşürürler, buna karşılık suçlananlar da hep bir şaibe altında kalırlar.

Çok fazla iddia ortaya atılınca da kamuoyundaki duyarlılık azalır, her türlü yolsuzluk kanıksanmaya başlanır.

***

AKP, özellikle de belediyeleriyle ilgili olarak yıllardır bir takım iddialara hedef oldu... İddialara inanan olsa bile, AKP’yi ciddi olarak karalayacak bir kanıtlama da olmadı.

Buna karşılık Deniz Feneri soruşturmasının kaplumbağa hızıyla ilerlemesi AKP için ciddi bir sorun olarak ortadadır. Bu konunun açılması, hatırlatılması AKP tarafından tepkiyle karşılansa bile kamuoyunu tatmin edecek bir hukuki sürecin yürümemesinin faturası hükümete çıkacaktır.

Kayseri olayında verilen rahat cevaplar ve açıklamalar Deniz Feneri olayında görülmemişti. Kamuoyunda da olayın unutturulmaya çalışıldığı izlenimi de kaçınılmaz olarak yerleşti.

***

Her siyasi iktidarla birlikte yeni bir “zenginleşen çevre” ortaya çıkar. Bu durum her zaman “yolsuzluk” diye nitelenebilecek suç sayılan bir sonuç doğurmaz ama yine de “siyasi etik” açısından toplumu rahatsız eder...
Bazı “nüfuz suiistimali” olayları AKP’yi yaraladı, ancak bazı olaylarda “gereğinin yapılması” da lehine oldu.
Vatandaş her zaman iktidarın yolsuzluklar konusunda daha duyarlı olmasını, muhalefetin de elinde sağlam belge olmadan alelacele karalamaya kalkışmamasını ister. Bunun adı da hem “temiz toplum” hem “etik siyaset”tir.

DİĞER YENİ YAZILAR