Kayıp zamanlar meydanı

Haberin Devamı

Taksim Meydanı’ndaki dünkü görüntünün bu kadar yıl gecikmesinin nedenleri üzerinde çok daha fazla durmak gerekiyor.

AKP’liler de bu meydanda bulunuyordu, Stalin resimleri de vardı, kızıl bayraklar da sallanıyordu.

Kürtçe de vardı, çok yakın yıllarda açıkta çalınamayan, söylenemeyen şarkılar, marşlar da vardı.

İnsanlarda tedirginlik yoktu. Daha geçen yıl az da olsa tedirginlikten kurtulamamış insanlar bu yıl çok rahattı. İsteyen istediği pankartı açtı, istediği resmi salladı, istediği talebi dile getirdi.

Son sınav rezaletlerinin kurbanı olan gençler de tepkilerini dile getirdiler, çalışanların haklarında hâlâ giderilmemiş gerilikler de dile getirildi.

***

Dünkü 1 Mayıs meydanı, kayıp zamanların, insanların canlarına mal olan kayıp zamanların simgesi olarak anılacaktır. 34 yıl önce bir işaretle kana bulanan ölüm meydanı dün barış meydanıydı.

Yan yana duranlar, çok küçük bir kısım dışında, birbirlerinden farklı oldukları, farklı düşündükleri için “başkalarının” vatan haini olmadığını, “devrim düşmanı” da olmadığını anlamış gibi duruyorlardı.

Yine çok küçük bir kısım dışında Türk toplumunun barış talebinin de dün meydanlara yansıdığını söyleyebiliriz. Çok yüksek maddi ve manevi maliyetler ödemiş olan Türk toplumu hem barış istiyor hem daha çok demokrasi istiyor.

***

Türk toplumuna sürekli bazı korkular dayatıldı. Bütün bu korkular da aynı kapıya, “daha az demokrasi”ye çıkan korkulardı. Komünizm korkusu, bölünme korkusu, irtica korkusu sürekli canlı tutulan korkular olarak, insanların demokrasi istemeleri engelleyen duvarlar olarak inşa edildi.

Demokrasi olursa bundan komünistler, bölücüler ve mürteciler faydalanacak ve ülkeyi uçuruma götürecekler fikrinden Türk toplumu tam olarak kurtulmuş değildir. O fikri beslemek için neler yapıldığını Türk toplumu yavaş yavaş öğreniyor. Öğrenmesin diye uğraşanlar hâlâ var ve faaliyetlerine, korkuları beslemeye devam ediyorlar. 1 Mayıs 2011 manzarası Türk toplumuna bunca zamanı kaybettirenlere en büyük darbelerden biridir.

Siyasiler de dünkü manzarayı doğru okuyabilirlerse Türk halkına faydaları dokunabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR