Molla Camî, develerini kaybeden iki adamın hikâyesini anlatıyor ve birer “hisse” çıkarıyor:
Arap’ın biri devesini kaybetmiş. Bulursa onu bir dirheme satacağına yemin etmiş.
Devesini bulmuş, ama ettiği yeminden de pişman olmuş. Sonra yemininden dönmeyeceği bir çözüm bulmuş:
Devesinin boynuna bir kedi asmış ve dolaşıp bağırmaya başlamış:
“Devem bir dirheme, kedim yüz dirheme! Var mı alan? Ayrı ayrı satmam. İkisini bir arada satıyorum. Alan böyle alacak!”
Karşısına bir adam çıkmış şöyle demiş: “Doğrusu deven ucuz, ama boynundaki gerdanlığı olmasaydı...”
* Molla Camî’nin “hissesi”: Cibiliyetsiz, cinsi bozuk bir adam sana deve hediye etse bile alma. O bağışladığı devenin boynuna astığı minnet gerdanlığı, insana bir deve yükünden daha ağır gelir.
Bir bedevi devesini kaybetti. “Devemi bulup getirene iki deve yükü vereceğim” diye ilan ettirdi.
Komşuları dediler ki: Yahu bu ne biçim alışveriştir? Bu ne iştir? Bir yük devesi iki deve yükünden daha mı değerlidir? İki deve yükü bir yük devesinden daha değerli değil midir?
Bedevi onlara şu karşılığı verdi: “Böyle konuşmakta ve düşünmekte mazursunuz, çünkü bulmak zevkini tatmamışsınız...”
* Molla Camî’nin “hissesi”: Kaybolan bir şey değersiz olsa bile, “adam sen de” deyip vazgeçmemelisin. Dikkatli insanlar, ince düşünen insanlar için araştırmak ve bulmak keyfi, bulunan şeyden daha üstündür. Çalışmanın, araştırmanın, düşünmenin keyfini tadan bilir. Araştırarak bulmak her şeyden daha değerlidir.
Yaşlı Kızılderili ile torunu kulübenin önünde oturmuş, az ilerde boğuşup duran iki köpeği izliyordu. Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı. Çocuk, kendisini bildi bileli bu iki köpeğin dedesinin kulübesinin önünde boğuşup durduğunu düşündü.
Dedesi bu iki köpeği sürekli gözünün önünde tutar, yanından ayırmazdı.
Torun herkesin kulübesini korumak için bir köpek tuttuğunu, ama dedesinin neden biri beyaz, biri siyah iki köpeği tuttuğunu sordu.
Yaşlı Kızılderili, “Onlar benim için iki simgedir” diye cevap verdi.
“Neyin simgesi?”
“İyilik ile kötülüğün simgeleridir onlar. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ile kötülük de içimizde sürekli mücadele ederler. Bu iki köpeği izledikçe ben de bunu düşünürüm, onun için ikisini de yanımdan ayırmam.”
Çocuk, “mücadele varsa bir kazanan da olmalı” diye düşündü ve tekrar dedesine sordu:
“Peki sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?”
Yaşlı Kızılderili gülümseyerek cevap verdi:
“Hangisi mi? Ben hangisini daha iyi beslersem o kazanır!”

