Kavramlar iyice karıştı

Haberin Devamı

Her siyasi olaya “biz ve onlar” şeklinde bir bakış açısıyla, kuşkular ve korkularla bakmak yaygın bir alışkanlık haline geldi.

Bunun en büyük ve yanıltıcı etkileri geçen seçimde yaşandı. Toplumdaki dalgalanmaları izlemeye çalışanlar AKP’nin büyük bir seçim galibiyeti alacağını söyleyince her şeye “biz ve onlar” diye bakanlar tarafından “AKP’li olmakla” suçlandı. İnsanlar AKP’li olabilir, tabii ki bu bir suç değil ama kafalarındaki hayalleri, çevrelerindeki üç beş kişinin etkisi altında kalarak aktaranlar bütün toplumu, en başta laik kesimi yanılttılar.

AKP’li olmak nasıl suç değilse AKP’nin “takıyye” yaptığını ve bir “ılımlı İslam toplumu” hedeflediğini düşünmek de suç değildir. Ancak sorun bundan sonra başlıyor, her meseleye “biz ve onlar” diye yaklaşma sistemi devreye giriyor.

Bu çarpıklığın en açık görüntüsü, son yaşadığımız iki önemli olayda ortaya çıktı.

Türban ve “Ergenekon” adlı faşist paramiliter örgütlenme ile ilgili tartışmalar aynı günlere rastladı. Kimilerine göre bu bir raslantı değil, bilinçli bir operasyon. Ama bunu söylemek için elimizde bir kanıt yok.

***


“Ergenekon” adlı örgütün birçok siyasi cinayetle ilişkisi olduğu, hatta toplumu karıştırmak için kendileriyle aynı görüşte olan gazeteye bomba atılması gibi eylemler yaptığı anlaşılıyor. Bu örgütün şu andaki asıl hedefi nin gerçek demokratlar, liberal demokratlar ve AKP olduğu bellidir.

Bu durumda da türban meselesinde ortalığı en fazla ayağa kaldıranların, “demokrasi!” ve “laik cumhuriyet” sözcüklerini en fazla kullananların bu örgütle ilgili olarak ağızlarını açmamaları dikkat çekicidir.

Belirledikleri amaç ne olursa olsun, her türlü yasa dışı örgütlenmeye ve her türlü siyasi cinayete karşı olmak, bütün faili meçhullerin (adları karışanlar muvazzaf ya da emekli subay olmalarına rağmen) aydınlanması istemek, öte yandan da AKP’nin türban operasyonunu en beceriksiz şekilde yaparak gerilim yaratmasına karşı olmak mümkündür.

Ama iki taraf da “biz ve onlar” mantığıyla mevzilenmiş oldukları için “siyasi tahlil” niteliğindeki çıkışlardan memnun değildir. Her iki taraf da karşı tarafa en dolu dolu küfredenleri, en ağır hakaret edenleri kendinden sayıyor.

***


22 Temmuz öncesinde AKP’nin seçim başarısını öngörmüş olanlara her türlü yafta yapıştırıldı, ama bu seçim başarısının tahlili yapılmadığından, AKP’nin yeni seçim başarıları için önü açıldı. AKP’ye ağız dolusu küfrederek, “Laik cumhuriyet”, “Atatürk”, “demokrasi” kelimelerini sürekli söyleyerek AKP’yi engellemenin mümkün olmadığını görmedikçe, AKP’ye gerçek ve çağdaş bir siyasi seçenek yaratmak için çalışmadıkça bu parti yeni seçim başarıları kazanacaktır.

Başarısız olanlar, küfürle ve bağırarak, farklı bir şey söyleyen herkesi düşman, vatan haini, AKP uşağı ve hatta hükümetten maddi çıkar sağlamakla suçlayarak başarısızlıklarının devam edeceğini görmüyor. Ya da gördükleri için kendi başarısızlıklarının faturasını bir kez daha Türk Silahlı Kuvvetler’in omuzuna yükleme çabasındalar.

“Biz ve onlar” tıkızlığından çıkmadıkça AKP büyük yanlışlar yapmaya devam edecek, tam karşısındaki cephe de başarısızlıklarını birilerinin sırtına yüklemeye çalışacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR