Bu çocukları öldüren kesinlikle deprem değil. Bu çocukların katilleri halen ortada dolaşan ve dolaşmaya da devam edecek olan insanlardır.
* Alınması gereken önlemlerin neler olduğu bilindiği halde bu önlemleri almayan, alınması için hareket etmeyen üst düzey "yöneticilerdir.
* Her depremde en çok kamu binalarının hasar görmesinin sebebi olan "kamu görevlisi" ya da "müteşebbis -müteahhit" hırsızlardır.
* Kamu binalarının denetimini yapmayan "kamu" görevlileridir. Okul binalarının denetimini yaptırmayan milli eğitim bakanlarıdır.
* Hastane binalarının denetimini yapmayan sağlık bakanlarıdır.
* Depremle ilgili çalışmaları yapacak kurumları bile "arpalık" olarak gören siyasi parti yöneticileridir.
* Tümüyle deprem kuşağı olan bir ülkede bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olarak görev yaptığı halde meselenin temeline yönelmeyen ve her afetten sonra o bölgeyi ziyaret ederek görevini tamamladığını zanneden kişilerdir. Katiller bunlardır.
Kendilerini unutturuyorlar
Bunların hepsi zaten Marmara depreminde yakalanmış ve bu ülkede yaşayan bütün insanlar bunlarla birlikte bir "devlet anlayışı" nın da enkazın altında kaldığını izlemişti. O anlayış hâlâ yaşamaya devam ettiği için de Bingöl'de çocuklar öldü. Öldürüldüler. Marmara depreminde adına "devlet kurumu" denilen kuruluşların ve bunların başlarındaki insanların da gerçek "enkazlar" oldukları ortaya çıkmıştı. Ama bunlar kolay yok olmuyorlar. Gizleniyorlar, kendilerini koruyorlar, unutturuyorlar. Sonra Bingöl'de çocuklar ölüyor. Yine aynı kafa, aynı kafalar tarafından öldürülüyor.
Deprem değil, bu kafa öldürdü
Bu katliamın sorumluları yine büyük laflarla kendilerini kurtarmaya çalışacaklar. Marmara depreminden dört yıl sonra neden temel önlemlerin hâlâ alınmadığını laf kalabalıklarıyla, "kaynak yetersizliği" gibi gerekçelerle açıklamaya çalışacaklar. Ve bu kafa yine kendini kurtarmak için çabalayacak. Eğer yine başarılı olursa tekrar insanlar, çocuklar ölecek. Dört yıldır, çıkarılması gereken yasalar çıkarılmadı, yönetmeliklere uyulması, yapı denetimlerinin uygulanması sağlanamadı. "Kamu bina stoku" elden geçirilmedi. Zorunlu deprem sigortası yaygınlaştırılmadı. Şimdi hep birlikte İstanbul depremi bekleniyor. Binlerce binanın nasıl çökeceği, depremin şiddeti konuşuluyor. Binlerce insanımızı kaybettikten sonra başka binlerce insanımızı kaybetmemek için önlem almamakta ısrar eden bir kafa da yerinde durmaya devam ediyor. O çocukları deprem öldürmedi. Bu "kafa" öldürdü.
Katil kim?
Bu çocukları öldüren kesinlikle deprem değil. Bu çocukların katilleri halen ortada dolaşan ve dolaşmaya da devam edecek olan insanlardır
Haberin Devamı

