Kaşıdıkça kanar

Birkaç gün önce Meclis’in önüne bir paket bırakıldı. İçinde Türk İntikam Tugayları imzalı bir bildiri vardı. Önceki akşam, bir genç elinde kurusıkı tabanca ve Türk bayrağı ile araba vapuru kaçırdı

Haberin Devamı

Birkaç gün önce Meclis’in önüne bir paket bırakıldı. İçinde Türk İntikam Tugayları imzalı bir bildiri vardı. Önceki akşam, bir genç elinde kurusıkı tabanca ve Türk bayrağı ile araba vapuru kaçırdı.

Bunların arkasının kesilmesi çok zor olacak. Zor olacak çünkü “milliyetçi” duygular üzerine “kaşımalar” devam ediyor.

Milliyetçi ve dini inançlar üzerine yapılacak her türlü kaşımadan sonuç alınması kolaydır. İnsanların üzerinde fazla düşünmedikleri, kolayca etkilendikleri temalar bu iki alanda doğar. Buradan “kutsal değerler” adı verilen bir sisteme dönüşür, buradan da namus cinayetlerine kadar varan, töre cinayetlerini haklı gösteren bir toplumsal hastalığa kadar ulaşır.

***

Şu anda Türk toplumu bütün şiddetiyle bu durumu yaşıyor. Burada takılmış, duyguları fazlasıyla kaşınmış bir kitle, o nedenle Hrant Dink cinayetini protesto edenlerin söylediği “Hepimiz Ermeniyiz” sözünü anlamıyor, bu sözün dayandığı kardeşlik, dostluk ve barış ruhuna uzak kalıyor.

Bütün siyasi yapımız, yaklaşan seçimlerin getirdiği küçük çıkar hesaplarıyla bu tür kaşımalar üzerine yoğunlaşmış durumda.

Bütün siyasi partiler, seçim taktiklerini bir kesimin muhafazakâr duygularının sömürülmesi üzerine kurmuş bulunuyor. MHP, BBP ve Genç Parti gibi siyasi partilerin varlık nedenleri zaten bu duyguların sömürüsüdür. En kaba sokak milliyetçiliğini kışkırtmak, toplumsal sorunlar üzerine düşünülmesinin engellenmesi ve her yerde “düşman” görüp göstermek, bu siyasi anlayışı var eden temel unsurlardır.

***

Koroya son dönemde kimlik bunalımı geçiren AKP ile CHP’nin de katılmış olması durumu iyice ağırlaştırmıştır.

Hrant Dink cinayeti bile bu kesimin biraz daha düşünmeye yönelmesini sağlamamış, tam tersine, “Hepimiz Ermeniyiz” sözüne takılı kalmışlar ve “kaşıma” işlevlerini bu söz üzerinden devam ettirmişlerdir.

2007’nin, Türk toplumunda şu anda iyice sert esen kaba milliyetçi ve muhafazakâr duyguların sürekli kaşınacağı bir yıl olacağı bellidir. Ancak bugün bu duyguları kaşıyarak küçük siyasi çıkarlar peşinde koşanlar, yarın başka cinayetler işlendiğinde topluma yaptıkları kötülük dolayısıyla birinci derecede suçlu durumunda olacaklardır.

Türkiye 1980 öncesine bu rüzgârlarla gelmişti. Bugün Türk toplumunun ve cumhuriyetin önüne kurulan tuzaklar daha da kötü senaryolara dayalıdır. Bu oyunların ucunda yaşanabilecek felaketler 1980’den daha vahim tablolara yol açabilir.

Kaşıdıkça kanama artar ve bu kan bir anda bütün toplumu sarabilir.

DİĞER YENİ YAZILAR