Kartallar ve fino köpeği

Başta kendi ülkesindekiler olmak üzere, tüm yerleşik ve egemen kurumlara, değer yargılarına yönelttiği acımasız alaycı eleştirileriyle bilinen

Haberin Devamı

Başta kendi ülkesindekiler olmak üzere, tüm yerleşik ve egemen kurumlara, değer yargılarına yönelttiği acımasız alaycı eleştirileriyle bilinen Amerikalı gazeteci ve yazar Ambrose Bierce (1842-1916?) iki kartal, bir fino köpeği hikâyesi anlatıyor.

* Bir avcı bir kartal yakalamış, kanatlarını kırptıktan sonra tavuklarla birlikte kümese kapatmıştı.

Kartal çok üzgündü, bunalıma girmişti. Ne yiyor ne içiyor, bir köşede oturuyordu. Adam kartalın derdini anladı ve ona şöyle dedi:

"Kartal olduğun zamanlarda, gökyüzündeki binlerce, on binlerce kartaldan biriydin. Diğer kartallardan hiçbir farkın yoktu, sıradan bir kartaldın.

Ama şimdi özel bir horozsun. Yaşlısın ve bütün horozlardan daha heybetlisin. Aslında üzülmemen ve bu durumundan memnun olman gerekir."

* Gökyüzündeki bir kartal, yerden avcının attığı okla vurulmuş, ölümcül bir yara almıştı. Gövdesine saplanan okla yere indi ve o sırada okun ucundaki tüyün kendi tüylerinden biri olduğunu fark etti.

Ölmek üzereyken "Neyse" diye söylendi, "Ölümümde başka bir kartalın parmağı ya da tüyü olsaydı çok üzülürdüm. Kendi tüyümle öldüğüm için mutluyum."

* Aslan dolaşırken, şehrin yakınlarında evinden kaçmış bir fino köpeğine rastladı. Köpeğe bakıp bakıp deliler gibi gülüyor, bir yandan da "Bu kadar küçük köpek olur mu" diye söyleniyordu.

"Ufak tefek olabilirim" dedi fino, "Hatta size göre çok küçük olabilirim. Ama şunu belirteyim ki sapına kadar köpeğim..."

DİĞER YENİ YAZILAR