Karar zamanı

Amerikalı yetkililere üsler ve limanların incelenmesi izninden sonra Ankara'daki "trafik" biraz daha hızlandı. ABD Büyükelçisi önde gelen işadamlarından sonra CHP'ye de giderek "bir şeyler" anlattı.

Haberin Devamı

Amerikalı yetkililere üsler ve limanların incelenmesi izninden sonra Ankara'daki "trafik" biraz daha hızlandı.

ABD Büyükelçisi önde gelen işadamlarından sonra CHP'ye de giderek "bir şeyler" anlattı.

Anlatılanlara ilişkin bazı kırıntılar ortaya çıktı. ABD temsilcileri özetle diyorlar ki: Türkiye, Irak savaşında kuzey cephesinin açılabilmesi için tam destek sağlasın, göreceği bütün maddi zararlar ABD tarafından karşılanacaktır.

Son aşamanın eşiğinde
Kuşkusuz karşılanma yolları da yetkililere anlatılıyordur. Ama şu anda Ankara tarafından ortaya konulmuş olan zarar rakamları da değişiyor. Amerikalıların yaptığı tahminin 5-9 milyar dolar arasında olduğu kulaklara söylendi. Türkiye'ye bu ölçüde bir desteğin sağlanması için her şeyin hazır olduğu teminatının verildiği de konuşuluyor.

Bu hafta sonunda en üst düzey Amerikalı askeri yetkililer Ankara'ya gelecek ve Türk Genelkurmayı ile görüşecek.

Bu aşamada bu yoğun trafiğin "askeri" açılarda düğümlendiği sonucuna varılabilir. Bu da "inceleme izni"ni bir siyasi irade ifadesi olarak kabul edenlerin haklı olduğunu göstermektedir.

Amerika, artık "ara çözüm" önerileriyle pazarlıkların bitmesini ve Türkiye'nin açık olarak askeri operasyonun yanında yer alma kararını vermesini istemektedir. Washington kaynaklı haberler, önemli Amerikan gazetelerinde çıkan yorumlar son aşamaya gelindiğini gösteriyor.

Bağımlılığın bedeli...
Amerikan dış politikasının çok kolay bir şekilde, hele Bush tarzı bir yönetimle "Ya benden yanaşın ya da karşımdasın" noktasına gelebildiği, bundan önceki deneyimlerden bilinmektedir.

Avrupa, İngiltere hariç, savaş istemiyor. Türkiye savaş istemiyor.

Ve bu savaşın, maddi yanlarının ötesinde "manevi" yanlarıyla, örneğin Kuzey Irak meselesiyle ilgili pek fazla açıklık da bulunmuyor.

Askeri hazırlıklar açısından bakıldığında Amerikan ve İngiliz kuvvetlerinin harekete geçebilir hale gelmesi için daha bir aya yakın bir süre bulunuyor. Bu sürenin uzayıp uzamaması da önemli ölçüde Türkiye'nin alacağı tavra bağlıdır.

Batılı hükümetler savaşla ilgili çok açık kararlar aldılar ve ilan ettiler. Ama Türkiye bir türlü karar alamıyor.

Ekonomik bağımlılığın getirdiği bu sıkıntıdan kurtulmak da hiç kolay olmayacak.

Ara Güler'in 100 Yüz'ü
Ara Güler'in şu sözünü duyunca (25 yıl kadar önceydi) şaşırmıştım ve anlamamıştım, sonradan anladım: "Fotoğraf makineyle çekilmez, gözle çekilir, baktığını sen görürsün, gördüğünü çekmişsin demektir. Göz çekmezse makine çekmez."

Ara Güler'in, Türk düşünce, kültür ve yazı hayatına ömürlerini vermiş 100 kişinin portresinden oluşan kitabı, "fotoğraf gözle cekilir"in belgesi. Bu insanlara bakınca aydın olmanın zorluklan da görülüyor, son 40 yılda Türkiye'nin macerası da...

ikinci fotoğraf Sait Faik: Ölüm yaşı 48... Melih Cevdet Anday'ın ve Memet Fuat'ın fotoğraflarının yanında sadece doğum tarihleri var, çünkü kitap çıktıktan sonra öldüler... 39'uncu sayfada Oğuz Atay, ölüm yaşı 43... Orhan Veli: ölüm yaşı 36... Orhan Kemal: ölüm yaşı 56...

Ve Onat Kutlar: Öldürülme yaşı 59... Ve Uğur Mumcu: öldürülme yaşı 51...

Ara Güler'in "100 Yüz"üne bakarken her yüz; binlerce, on binlerce kelimeyi, duyguyu, düşünceyi canlandırıyor.

Ara ağabeyin gözlerinin derinliği her "yüz" de bir başka şekil alıyor.

Ara Güler: 100 Yüz, Yapı Kredi Yayınları.

DİĞER YENİ YAZILAR