Karar belliymiş

Haberin Devamı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç Referans Gazetesi Yayın Yönetmeni Eyüp Can’la görüşmesinde
şöyle bir cümleyi üç kez tekrar etmiş:
“Eyüp Bey inanın, çıkacak karar ne olursa olsun, göreceksiniz hem demokrasimiz hem laikliğimiz hem de hukukumuz bu süreçten çok daha güçlenmiş olarak çıkacak. Ve yine inanın, bu söylediğim temenni değil...”

***


Anayasa Mahkemesi eğer AKP’yi kapatır, Erdoğan ve Gül’ün de aralarında bulunduğu AKP’liler için siyaset yasağı kararı alırsa iki tepki gelecek.
AKP tarafı kararın demokrasiye büyük darbe olduğunu söyleyecek. Bu görüş AKP dışında bulunan liberal demokrat kişilerce de desteklenecek. Yine bu görüşe göre hem demokrasi hem hukuk hem de laiklik zedelenmiş olacak.
Karşı görüş ise kararı demokrasinin, laikliğin ve hukukun zaferi olarak görecek, kararla rejimin bu niteliklerinin güçlendiğini söyleyecek.
Kapatma kararı çıkmazsa, tam tersi olacak. AKP’liler demokrasinin, hukukun, laikliğin zaferi diye bağıracak, karşıdakiler de demokrasi laiklik ve hukuk büyük darbe yedi diyecek...
Eğer AKP kapatılmaz, bazı AKP’lilere siyaset yasağı gelir, partiye devlet yardımı kesilirse iki tarafta da her iki görüşü savunanlar olacak.

***


Anayasa Mahkemesi sözcüleri ise her durumda verdikleri kararın demokrasiyi, laikliği ve hukuku koruyup güçlendirdiğini söyleyecek. Tersi nasıl olsun. Hem bir karar verecekler hem de bu kararın demokrasiyi, laikliği ve hukuku zedelediğini düşünecekler?..
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim kılıç’ın sözünü başka türlü okumak da mümkün. Kılıç’ın sözünün sonundaki “Bu bir temenni değil” vurgusu, aslında en azından kendisinin “belli bir eğilime sahip olduğunu” gösteriyor.
Bu, bir süredir Ankara’da alttan alta dillendirilen “üçüncü yol” olabilir mi? Tabii ki bilemeyiz, ama Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın kafasında berraklık olduğunu düşünebiliriz.
Bu durumda bizim de bir temennimiz olacaktır: Anayasa Mahkemesi Başkanı “demokrasi laiklik ve hukuku güçlendirecek” bir karara yaklaşmış olduğuna göre yüce yargı hızlı çalışmalı ve karar ortaya çıkmalıdır.
Bugünkü belirsizliğin devam etmesi her türlü karardan daha olumsuz bir ortam yaratıyor. Anayasa Mahkemesi’nin alacağı karar ne olursa olsun Türkiye yeni bir döneme girecek ve bir an önce girmesinde büyük fayda var.

DİĞER YENİ YAZILAR