Karanlığa karşı bilim

Bir toplantı dolayısıyla yine takkeler düştü, kimlerin kel kimlerin fodul olduğu ortaya çıktı. Ama aynı zamanda bilimin, bilginin, düşüncenin onurunu savunanlar da ortaya çıktı

Haberin Devamı

Bir toplantı dolayısıyla yine takkeler düştü, kimlerin kel kimlerin fodul olduğu ortaya çıktı.

Ama aynı zamanda bilimin, bilginin, düşüncenin onurunu savunanlar da ortaya çıktı.

Karanlık tarafta, karanlığı isteyen tarafta kendilerine "milliyetçi" diyenler var, "ülkücü" diyenler var, "Atatürkçü" diyenler var, "İslamcı" diyenler var, "solcu" diyenler de var.

Bir toplantı yapılmasını, insanların fikirlerini özgürce söylemesini istemiyorlar. Buna tahammül edemiyorlar. Korkuyorlar.

* Korkuyorlar çünkü bilmiyorlar.

Kendilerine ne ad verirlerse versinler, karanlığı isteyenlerin aynı cephede buluşmaları yeni bir şey değil. İlk kez olmuyor.

* Türkiye ne zaman gelişme yoluna girse, ne zaman bazı kamburlarından kurtularak "muasır medeniyet" yolunda hız kazansa aynı karanlık cephe yine ortaya çıkar, aynı sabotajlara girişir.

Bazen hukuku zorlamaya kalkışırlar. Bazen sopayla, bazen silahla, bazen çapulcularla gelirler.

Tek amaçları Türkiye'nin ilerlemesini, çağdaş bir ülke olmasını engellemektir.

Neyse ki onlar var
Bugün, karanlık cephenin içinde CHP'lilerin de yer alması tarihin bir cilvesidir. Çağdaş uygarlık hedefiyle, laik demokrasi ve batılılaşma için mücadele etmiş, ülkeyi bu temeller üzerine kurmuş olan Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin bazı ileri gelenlerinin de aynı cephede olması Atatürk'ün bütün temel düşüncelerine ihanetten başka bir şey değildir.

Kendilerini "en Atatürkçü" zanneden bazı emekli subayların tavırları da Atatürk'e ihanetten başka bir şey değildir.

İslamcılar, sözde Atatürkçüler, faşistliğini solculuk diye yutturanlar, milliyetçiliği kendi tekelinde zannedenler, sergi basan çapulcular, insan öldüren tetikçiler yine Türkiye'ye sabotaj için koalisyonlarını kurdular.

Ama neyse ki bu ülkede bilim de var. Bilim insanları var. Gerçekten ülkesini seven ve çağdaş uygarlığa ulaşması için mücadele edenler var.

* İsmet İnönü'nün sözünü hatırlayarak; bilime, çağdaşlığa sahip çıkanların en az karanlıkçılar kadar cesur olduğunu bu olay dolayısıyla gördük.

Neyse ki onlar var.

* Türkiye'nin geleceği karanlık cephesinin sürüklemeye çalıştığı yerde değil, bilimin ve çağdaşlığın gösterdiği yoldadır.

DİĞER YENİ YAZILAR