Kara plan yürüyor

Şemdinli'de bomba ile başladı, Yüksekova'da üç ölü ile devam ediyor. Bu kadar da değil. Yine mayınlar ve üç şehit, yine yakalanan kilolarca patlayıcı...

Haberin Devamı

Şemdinli'de bomba ile başladı, Yüksekova'da üç ölü ile devam ediyor. Bu kadar da değil. Yine mayınlar ve üç şehit, yine yakalanan kilolarca patlayıcı...

Kara planın ne olduğu belliydi. Ama bu planı boşa çıkarmakla görevli olanların kararsız davranmaları, karşı planlarının bulunmaması nedeniyle süren olaylar, kötü gelişmeleri habercisi.

Türkiye daha önce de aynı tuzağa düşürüldü. Basiretsiz yönetimler, sorunlara doğru teşhis koyamayarak, basit tepkilerle işi geçiştirmeye çalışarak kara planları yapanların Türkiye'ye zarar vermesini engelleyemediler.

* Aynı plan, yine aynı oyuncular kullanılarak bir kez daha uygulanıyor ve herkes bunu seyrediyor. Şemdinli'de patlayan bomba ve silahların amaçlarına ulaşmasını engelleyebilecek yönetim başarısı henüz ufukta görünmüyor.

Türkiye yönetilmesi kolay bir ülke değildir. Birikmiş ve birikmeye devam eden sorunlar, sivrilmiş duygular ve bunların getirdiği akıl dışı tepkilerle sık sık kendi ayağına çelme takan bir toplumu yönetebilmek için gerçekten önemli niteliklere sahip olmak şarttır.

* Bugün Türkiye'yi yönetenler yanlış gündemlerin peşinde, kendilerini türbanla, imam hatiple sürüklendikleri tarafta bulmuşlardır.

İktidar neyle meşgul?
Siyasi iktidar yanlış gündemlerin peşine takılıp, hızlı gelişmelerin ardında kalarak sürüklenmeye başlamışsa, ne ülke toparlanabilir ne de yönetme iddiasında olan iktidar.

* Sinirlenmeye, duygusal tepki göstermeye hakkı olmayan tek makam siyasi iktidardır, onun yönetimindeki devlettir.

Oysa Başbakan Erdoğan'ın Danimarka'da gösterdiği tepki, ancak olaylara hakim olmaktaki güvensizliğin görüntüsüdür.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'nın bir yabancı ülkede, orada faaliyet gösteren bir televizyon kanalının basın toplantısına alınmasına tepki gösterdiği tepki, belki içerdeki duygusallıklara tercüman olur, ama dışardan izleyenlerce "acz" ifadesi olarak görülür.

* Türkiye yeni bir yangına sürüklenmek isteniyor. Bu yangın, onu çıkaranlar için bir taşla birkaç kuş avlama değerinde. Hem ülke bir kez daha kriz ortamına girecek ve bundan çıkar sağlayanlar güçlenecek. Hem de onların en korkulu rüyası olan, Avrupa Birliği yolundaki ilerlemeler, demokratik gelişmeler durdurulmuş olacak.

Kuşku ve korkuların asıl kaynağı, siyasi iktidarda bu kara planı fark edip boşa çıkarmak için gereken akılcılığı görememektir.

Oyun aynı oyundur, oyuncular aynı oyunculardır. Eğer siyasi iktidar da bundan öncekiler gibi yuvarlanırsa, defalarca yaşadığımız gibi ülke de bir kez daha yuvarlanma eğilimine girer.

DİĞER YENİ YAZILAR