Bir Doğu hükümdarı bir gün çevresinin ne kadar da kalabalık olduğunu fark etti. Bir sürü vezir, danışman, bürokrat çevresinde dolaşıp duruyor ama buna karşılık bir sürü iş de yürümüyordu.
Çevresi o kadar kalabalık olmuştu ki, bunların hangisinin tam olarak neden sorumlu olduğu, hangisinin nasıl bir yönetici olduğu hakkında bile iyice kafası karışmıştı hükümdarın.
Sonunda bir temizlik yapmaya karar verdi. Ama yöntemi bir türlü bulamıyordu. Bunca önemli adamı basit bir sınava sokmanın mümkün olmadığını düşünürken aklına bir fikir geldi.
Sarayda kendi dairesinin yanındaki odaya kocaman bir kapı yaptırdı. Kapı daha uzaktan bakıldığında bile korkutucuydu. Metal plakalar, mermer pervazlar... Kalın demir kolları görenler, kapıdan uzak durmanın hayırlı olacağını düşünüp uzaklaşıyorlardı.
Kapının yapımı tamamlanınca hükümdar adamlarını tek tek çağırmaya başladı. Bazılarını da gruplar halinde çağırıyordu.
Hepsine de tek bir soru soruyordu: "Bu kapıyı nasıl açarsın?"
Her gelen kapıyı uzun uzun inceliyor sonra bir fikir söylüyordu. Kimisine göre asit dökülerek metal bölümler eritilmeliydi. Kimisi "bir top getirir, gülleyle kapıyı parçalarız" diyordu. Bazıları büyücü çağırmaktan söz ediyor, bazıları da uzak diyarlarda yaşayan bir ustanın davet edilmesi gerektiğini söylüyordu.
Hükümdar sabırla, günlerce bütün adamlarını dinlemeye devam etti. Kendisine söylenen her fikri çok ciddiye almış gibi başını sallıyor, karşısındaki de bundan memnun olup, görevini yapmış ve hükümdarın gözüne girmiş olmanın mutluluğu içinde huzurdan ayrılıyordu.
Hükümdarın genç bir kâtibi vardı. O, bütün bu konuşmaları izliyor ve hükümdar için not alıyordu. Yine bir önemli kişi, önemli fikirlerini söyleyip gittikten sonra hükümdara yaklaştı ve "Hükümdarım izin verirseniz ben deneyebilir miyim" dedi.
"Söyle bakalım nasıl yapacaksın" dedi hükümdar, yine bir saçmalık dinleyeceği duygusuyla.
"Şöyle" dedi genç katip ve elini uzatıp kapının kolunu çevirdi. Kapı açıldı.
Hükümdarın bundan sonra çevresini temizlemesi çok kolay oldu.
Kapıyı açmak
Bir Doğu hükümdarı bir gün çevresinin ne kadar da kalabalık olduğunu fark etti. Bir sürü vezir, danışman, bürokrat çevresinde dolaşıp duruyor ama buna karşılık bir sürü iş de yürümüyordu
Haberin Devamı

