Haberin Devamı
Üniversite rektörlerinin, öğretim üyelerinin birkaç gündür açıkladığı görüşler bundan sonra yaşanacakların habercisi oldu.
Bir uzlaşma olmadığı için, türbanla ilgili bundan sonraki uygulama hakkında değişik görüşler olması çok doğal.
Ancak dün bazı türbanlı öğrencilerin birkaç üniversitede, anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesini bile beklemeden derslere girmeleri kaosun ilk adımlarıdır.
Konu toplumsal uzlaşma ile çözülememiştir. Ama hukuki operasyonla da çözülmüş değildir.
AKP, YÖK Yasası’nda değişiklik yapıp da bunu Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmesi ihtimalini ortadan kaldırmak istiyor.
Hükümet partisinin halihazırdaki tavrı ve beklentisi şudur: Üniversite rektörleri Anayasa değişikliğini yeterli “talimat” olarak alsın ve türbanlı öğrencilerin okullara girmesini sağlasın...
Ama YÖK Yasası’nda değişiklik yapılmadığı takdirde de çarşaflı ya da poşulu öğrencilerin üniversite kapısına ellerinde birer Anayasa ile dayanmaları ihtimali uzak değildir.
Anayasa değişikliğinin bugün Cumhurbaşkanı’nın onayı için Çankaya’ya gönderileceği açıklandı. Cumhurbaşkanı’nın karar vermek için 15 günlük bir süresi bulunuyor.
Başbakan Erdoğan, ciddi bir gerilim ve kaosun bütün işaretleri ortadayken bunları durduracak bir feraset ve cesaret gösteremedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Erdoğan’ın yapamadığını yaparak Cumhurbaşkanlığı makamının bütün ülkeyi ve toplumsal barışı temsil ettiğini gösterme imkânına sahiptir.
Cumhurbaşkanı, Başbakan ile arasında bir krize yol açabilecek ve kendisini seçen AKP’ye tamamen ters düşecek bir karar alabilir mi?
Bu kolay görünmüyor.
Ama tersi durumda da önümüzdeki döneme damgasını vuracak olan gerilim ve kaosun mimarlarının sorumluluğunu paylaşmayı kabul etmiş olacaktır.
Halen kaostan geri dönme ve krizi dondurma imkânı vardır. Şu anda bunun anahtarı da Cumhurbaşkanı Gül’ün elindedir. Cumhurbaşkanı bu anahtarı ya kullanır ya kullanmaz; kullanmazsa, kaosu yaratanlara siyasi destek vermiş olur ki, bunu açıklaması da kolay değildir.
Türbanı siyasi ve toplumsal bir sorun haline getirenler siyasal İslamın Türkiye versiyonlarıdır. Bu sorunu siyasal İslamın çizdiği rota içinde çözmenin mümkün olmadığını Başbakan Erdoğan görmedi. Cumhurbaşkanı Gül görebilirse, ülkeye ciddi bir kaosun kıyısından döndürmüş olacaktır.

