Bayramların dini inançlar açısından anlamını, insanlığın geldiği gelişme düzeyinde kazandığı daha da olumlu anlamları tekrara gerek yok. Ama bu bayram hakim renk, kan rengi oldu.
Kuzey Irak'ta Müslüman Kürtlerin parti merkezlerine başka Müslümanlar intihar saldırıları düzenledi, biri Türk vatandaşı, 56 kişi öldü.
Vahhabiliğin merkezi olan Suudi Arabistan'da hacılar şeytan taşlarken yine kargaşalık çıktı. Bu satırlar yazılırken, 11'i Türk vatandaşı olmak üzere 254 hacının hayatını kaybettiği bildiriliyordu. Vahhabilik, İslam'ın en tutucu, en katı tarikatlarından biri olarak Suudi topraklarında doğmuş, bu aile tarafından geliştirilmiştir. İslam'ın kutsal topraklarında egemenlik de bu ailededir. Ve her yıl milyonlarca hacı adayı burada, en kötü koşullarda karşılanır, en kötü muameleye tâbi tutulur. Ve de İslam'ın en tutucu, en bağnaz tarikatının başındaki aile, diğer Müslümanların hac görevlerini yerine getirmelerinden dolayı olağanüstü paralar kazanır.
Bu olaylar başka dinlere mensup olanların yol açtığı olaylar değildir; bu dökülen kan, başka dinlerin mensupları tarafından ya da onların koyduğu koşullar nedeniyle dökülmemiştir. Müslüman Kürtleri öldürenler de "Müslüman savaşçılar" dır. Her yıl hacıların çeşitli nedenlerle ölmelerine aldırmayanlar yine başka "Müslümanlar"dır. Bu kez 254 hacının ölümünün ardından Suudi yetkililer "nihayet" bu konularda önlem alacaklarını açıkladılar.
Kendileri göremezler...
Radikal İslamın "savaşçıları" daha önce de Türkiye'ye saldırmışlardı. Kendileri gibi Müslüman olan insanların öleceğini bile bile, milyonlarca Müslümanın bu saldırıların sonuçlarından etkileneceğini bile bile saldırmışlardı.
Vahhabiler... El Kaide... Hizbullah... İslam dünyası bugün hâlâ önceki yüzyıllardan kalma sorunlarla boğuşuyorsa, yüz milyonlarca Müslüman en geri koşullarda yaşamaya çalışıyorsa, bunun nedeninin "onlar" olduğunu görmek zorundayız.
Türkiye'de ise sokakları kan gölüne çeviren kurban kesimi, bu yıl geçen yıllara göre çok daha az oldu. Bazı belediyeler, geriliği dindarlık zanneden insanları "üzmemek" için kanlı meydanları görmezden geldiler. Ama büyük çoğunluğun kıyımdan farksız bir davranışın dini inançlarla ilgisinin olmadığını görmesi de bu yılın en büyük gelişmesidir.
Bayramların gerçek anlamını kaybettirenler, en başta savunduklarını iddia ettiği ilkelere zarar verdiklerini kendileri göremezler. Ama bu ilkelerin ve bayramların anlamını kavrayanların, bunu onlara göstermesi gerekir.
Kanlı bir bayram
Bayramların dini inançlar açısından anlamını, insanlığın geldiği gelişme düzeyinde kazandığı daha da olumlu anlamları tekrara gerek yok. Ama bu bayram hakim renk, kan rengi oldu
Haberin Devamı

