Geçen on beş-yirmi yıl boyunca en çok konuşulan konu "yolsuzluklar" oldu. Çok fazla iddia ortaya atıldı, herkes birbirini yolsuzluk yapmakla suçladı. Başbakanlar birbirlerini suçladı. Eski başbakanlar, bakanlar yargılandı, yargılanıyor.
"Uluslararası Saydamlık" (Transparency International) adlı bir sivil toplum örgütü 159 ülkede 10 yıldır "yolsuzluk-temizlik" araştırması yapıyor. Buna göre bu 159 ülke en temizinden en kirlisine kadar sıralanıyor. En temiz ülkenin (İzlanda) notu 10 üzerinden 9.7. En kirli ülkelerin (Bangladeş ve Çad) notları 1.7.
Türkiye'nin notu ise 3.5, 159 ülke arasındaki yeri de 65'incilik. Bu araştırmanın yapıldığı on yıl içindeki gelişime bakıldığındaysa Türkiye'nin aldığı en yüksek notun 4.1, en düşük notun da 3.1 olduğu görülüyor.
Bu da ne yazıktır ki, kangrenin olduğu gibi durduğunu gösteriyor. Türkiye gerçek anlamıyla "temiz toplum" olma yolunda önemli bir adım atamamıştır.
Türk insanının günlük hayatından "rüşvet" belası tam olarak çıkarılmış değildir ve "kamuda iş halletme" yolu olarak insanlar halen bu yöntemin geçerli ve etkili olduğunu düşünmektedir.
Kökten çözmek için
Turgut Özal "Benim memurum işini bilir" sözüyle kamudaki "iş bitirme" yöntemini bir anlamıyla yasallaştırmıştı. Bugün bu anlayışın etkin olduğu toplumların ortak sıfatı "azgelişmiş"tir.
Toplum, rüşvetle iş yapmanın olağan bir durum olduğuna inandığı sürece, her durumda "kirlilik" görmeye, buna inanmaya eğilimlidir.
Bugün de her önemli ihale insanların kafasında soru işaretleri uyandırıyor. Eski deyimle "şüyuu vukuundan beter" durumu hakim. Yani konuşulan, olan bitenlerden daha fazlasıdır.
Her deprem olayından sonra, özellikle büyük şehirlerdeki kaçak yapı sayısı hatırlanıyor. Yüz binlerle ifade edilen kaçak ve ruhsatsız yapı sayısının bir türlü azalmamasının da tek açıklaması vardır. İnsanlar halen "gereken ödemeyi yapar, binamı kurtarırım" inancı içinde.
"Uluslararası Saydamlık"ın dünya raporundaki temizlik sıralamasının üst sıralarında bulunan bütün ülkeler ekonomik bakımdan gelişmiş ülkelerdir. Listenin aşağılarına indikçe dünyanın en yoksul ülkeleri ardı ardına sıralanıyor.
Türkiye'nin böyle bir listede halen 65'inci sırada bulunması, eskisi kadar çok konuşulmasa bile "kangren"in yerli yerinde durduğunu gösteriyor. Böyle bir kangrenin çözümü için de şart olan, büyük cerrahi operasyonlardır.
Kangrenin adı
Geçen on beş-yirmi yıl boyunca en çok konuşulan konu "yolsuzluklar" oldu. Çok fazla iddia ortaya atıldı, herkes birbirini yolsuzluk yapmakla suçladı. Başbakanlar birbirlerini suçladı. Eski başbakanlar, bakanlar yargılandı, yargılanıyor
Haberin Devamı

