Kamuoyu ne tarafta?

Haberin Devamı

Kamuoyu her tarafta. Kamuoyu, içini istediğimiz gibi doldurduğumuz kavramlardan biri. Kamuoyu bazen sokakta gösteri yapan 5 kişi olabiliyor: Bazen bir gazete manşeti, bazen de iki gazete yorumu...

Siyasiler, “kamuoyunun nabzı”nı tutmaya çalışırlar, böylece “kamuoyu” gerekçesiyle manevra yapmaları mümkün olur. Bu durumlarda “kamuoyu”, yön değiştirmek isteyen siyasinin kullandığı bir kavramdan öteye anlam taşımaz.

Demokratik açılımın hükümet siyaseti olarak ortaya çıkışından bu yana “kamuoyu” kelimesini çok kullanıyoruz. Şu anda bazı araştırmalar “kamuoyunun” ortadan ikiye bölündüğünü gösteriyor. Bu araştırmaların bire bir gerçeği göstermesi gerekmez, toplumdaki ana eğilimleri yansıtması yeterlidir.

SANDIK KORKUSU

Türk toplumunda iki ana eğilimin varlığı ortada. Toplumun yaklaşık yarısı, demokratik açılımla terör meselesinin çözülmesini istiyor, diğer yarısı da bu tür bir çözümün yeni tehlikeler yaratmasından korkuyor.

Hükümet’in bazı duraksamalı tavırları, ne yaptığını açıklamakta çektiği güçlükler ikinci kesimin, korkanların sayısının artmasına yol açtı. CHP ve MHP’nin muhalefet tarzı da, hükümeti sıkıştırmak uğruna korkanların çoğalmasına katkıda bulundu. Bunun seçim sandığına bir etkisi olacaksa, MHP’nin birkaç puan artış sağladığı da söylenebilir.

Ancak, PKK militanlarının dönüşü dolayısıyla yapılan bazı gösterilerin “kamuoyu”nda yarattığı rahatsızlığın artması durumunda, Hükümet “kamuoyu” gerekçesiyle politika değişikliğine gidebilir mi?

Ortada böyle bir soru vardır. Bu tür sorular her zaman da geçerlidir, çünkü belli bir politikacı türünün sandık korkusu her zaman vardır.

LİDERİN YERİ

Topluma liderlik, gerçek anlamda liderlik etme cesaretine sahip siyasiler için “kamuoyu” bir noktaya kadar geçerlidir. Çünkü bir tek olay bile, bir tek yanlış bile kamuoyunu bambaşka uçlara sürükleyebilir.

Doğruyu yaptığına inanan bir siyasi, bazen “kamuoyuna rağmen” de politikasında ısrar edebilir. Çünkü lider niteliğine sahip siyasetçi kamuoyunun önündedir.

Özgürlükler ülkesi Fransa’da 80’li yılların başında Mitterrand devlet başkanı olduğunda idam cezasının kalkması için girişimde bulunmuştu. Konu referanduma gitti ve idam cezasının kalkmasını Fransız “kamuoyu” kıl payı onayladı.

Siyasi için kamuoyu desteği önemlidir, bu yüzden de kamuoyunun ikna edilmesi için gereken her şeyin yapılması gerekir, ama kamuoyu her şey değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR