Haberin Devamı
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacak vatandaşlar anayasal haklarının, temel haklarının korunmasını isteyecekler.
Yargının, yüksek yargının, idari yüksek yargının, dolayısıyla idarenin her işlemi, “temel anayasal hakların” göz ardı edilip edilmediği açısından Anayasa Mahkemesi tarafından tekrar ele alınabilecek.
Bu kural, referandumda onaylandı. Hukukçular şu anda, bu kuralın uygulanmasını sağlayacak yasada “yargı kararının iptali” sorununu tartışıyor. Vatandaşın anayasal haklarının çiğnendiğinin tespiti halinde Anayasa Mahkemesi’nin alacağı kararın, “iptal” yönünde olmasının yaratacağı hukuksal karmaşa konusunda oldukça yaygın bir görüş birliği ortaya çıktı.
Hukukçuların tartışması devam ederken, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı, türban meselesini yeniden gündeme getirdi. Yükseköğretim kurumlarında “hizmet alan” konumundaki reşit vatandaşların istedikleri gibi giyinebilecekleri kuralı artık fiilen hayata geçmiş durumda.
Türban konusu tekrar ve bu kez kamuda serbestlik açısından ortaya çıkınca, ilk ve meşru olan soru yine aynı sorudur:
Bunun ardından ortaöğretim, daha sonra da temel öğretim mi gelecek?
Kamuda “hizmet verenler”in “dini vecibe” olarak türbanlarıyla çalışmalarının yaratabileceği sakıncalar binlerce kez anlatıldı.
“Hizmet alan” türbanlı kadının türbanlı memureye ya da doktora veya yargıca gitmesinin; türbansız kadının türbansız memure ya da doktor veya yargıca gitmesinin, avukatların da türbanına göre ayrışmasının yaratacağı sakıncalar bellidir. Bir kamu kuruluşunda işi çabuk halledilsin diye türban takanlar kadar türbanı olmadığı için işinin halledilmediğine inananlar da olacaktır.
“Dini vecibe” gereği türbanla çalışan bir kadın doktorun erkek hastaya yine “dini vecibe” gerekçesiyle bakmamasını da kabul etmek, kamuda “dini vecibe-dini simge” serbestliğinin doğal sonucu olacaktır.
Bunların tümü söylendi, ama konu Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı üzerinden tekrar ortaya çıkınca tekrar hatırlatmak da şart oldu.
Ayrıca “türban ile baş örtüsü aynıdır” diyenlere cevabı Diyanet İşleri Başkanı‘nın “türban dini vecibedir” diyerek verdiğini de hatırlatmak gerekiyor.

