Türkiye gelecek hafta bir konuda daha "hesap" verecek. Bu konu Türkiye'de kadının durumu. Hesap verilecek örgüt de Birleşmiş Milletler.
Türkiye'de kadın hakları ve eşitlik mücadelesi veren sivil toplum örgütleri iki ayrı rapor hazırladı.
* İnsan hakları ve çağdaş yaşam standartları geliştikçe kadın hakları da gelişir, haksızlıklar giderilir. Konu, aslında insan haklarının bir parçasıdır.
İnsanlar arasındaki eşitlik demek, her şeyden önce, kadınlarla erkeklerin eşitliği demektir. Toplumda her türlü ayrımcılığın kalkması öncelikle kadınlara yönelik haksızlıkların kaldırılması demektir.
Ancak Türkiye'de kadının durumu, ayrıca ele alınması ve özel çözümler getirilmesi gereken bir olumsuzluk boyutunda.
Sivil toplum örgütlerinin hazırladıkları raporlar, yasalarda yapılmış ve yapılacak değişikliklerin ötesinde "uygulama" da yani gerçek hayatta halen "eski düzen"in sürdüğünü belirtiyor.
* Medeni Kanun'da ve Türk Ceza Kanunu'nda yeni değişiklikler yapılmış ve yapılacak olabilir. Ancak şu anda "gerçek hayat"a baktığımızda, toplumda, ekonomide, siyasette ve hemen hemen tüm mesleklerde kadın hâlâ "ikinci sınıf" konumundadır.
Önce ve hızla zihniyet değişimi
* Kız çocuklarının okula gönderilmesi için 2004 yılında özel bir kampanya yapılması gerekmişse; kızını okula göndermeyenler ancak biraz da "devlet" korkusu kullanılarak ikna edilebiliyorsa, "kadın sorunu" bütün yönleriyle ortadadır.
* Türkiye OECD ülkeleri arasında bebek ölümlerinde hâlâ listenin en üst sıralarında yer alıyor. Bu kadar bebek, çocuk ölümü, bu orana yakın anne ölümü anlamına gelir.
* Türkiye'nin az gelişmiş bölgelerinde okuma yazma bilmeyen kadınların oranı "resmi" verilere göre yüzde 40'tır.
* Bu oranın gerçekte daha da yüksek olduğunu görmek için üstünkörü bir gözlem dahi yeterlidir.
* Kadınların siyasete katılmalarına ve görev almalarına ilişkin rakamlar da Türkiye'nin 119 ülke arasında 103'üncü olduğunu gösteriyor. Meclis'teki 550 milletvekilinden 24'ü kadın. Hükümette tek bir kadın bakanlık görevinde.
Kadın siyasetçilerin sayısı daha önceleri de hep çok azdı ve aralarında başbakanlığa yükselen de oldu ama kadının durumu hiç değişmedi.
* Birleşmiş Milletler'e verilecek "resmi" raporda kuşkusuz ağırlığı olumlu gelişmeler taşıyacaktır. Bunların bile gerçek hayata yansıması için "zihniyet değişimi"nin hızlanmasından başka çare yoktur. Aksi takdirde her şey kağıtların üzerinde kalır.
Kadının durumu raporu
Türkiye gelecek hafta bir konuda daha "hesap" verecek. Bu konu Türkiye'de kadının durumu. Hesap verilecek örgüt de Birleşmiş Milletler
Haberin Devamı

