Kadın korkusu

Anayasa'ya kadınların eşitliğiyle ilgili olarak biraz daha güçlendirilmiş bir madde konulması için AKP'liler ikna edilemedi

Haberin Devamı

Anayasa'ya kadınların eşitliğiyle ilgili olarak biraz daha güçlendirilmiş bir madde konulması için AKP'liler ikna edilemedi.

Türkiye, kadının toplumsal yaşamda en az etkin olduğu ülkelerden biridir. Bunun bir yanında tabii ki "türban" meselesinde sembolleşen, dinsel kökenli baskılar bulunmaktadır. "Kadının yeri evidir" anlayışı, "kasaba" kültürünün temel direklerinden biri olarak capcanlı ayakta durmaktadır.

CHP'lilerin yapmak istedikleri çok basittir. Anayasa'daki kadın-erkek eşitliği maddesinde kadın haklan biraz daha güçlü bir şekilde vurgulanırsa, "kasaba" kültürü biraz daha geriletilmiş olacaktır.

AKP'liler "içgüdüsel" olarak buna tepki göstermektedir. AKP'li milletvekillerinin eşlerinin kaçta kaçının bir işi, bir mesleği olduğunu bilmiyoruz. Ama şundan emin olabiliriz ki evinde oturan eşlerin oranı yüzde 90'ın üzerindedir.

Uyumu sorunu çözülmedikçe..
Kendi hayat çevre ve çerçevelerinde meslek sahibi, çalışan ve toplumsal hayatın her alanında önlerde yer almış bir kadın bulunmayanların son Anayasa tartışmasında dehşete düşmelerine de şaşmamak gerekir.

Eşinin çalışmasını aklının ucundan bile geçirmeyen, ne kadar iyi eğitim almış olursa olsun kızının bir an önce evlenip "evinin kadını" olmasını en doğal hedef olarak gören bir kişiye "kadın-erkek eşitliği" sözü sivrisinek vızıltısı gibi gelir.

Batı dünyasında kadınların siyasi haklarının tanındığı ilk ülke olan Türkiye'de kadın haklarının halen tartışma konusu olmasının nedeni bu "kasaba" anlayışının hayata egemen oluşudur.

İmam hatip okullarına yüksek öğrenimde avantaj sağlama çabasıyla kadın hakları tartışmasının aynı günlere denk gelmesi de AKP açısından talihsizlik olmuştur.

İmam hatip okullarında kız öğrenciler vardır, mezun olmaktadır. Ama bunların din görevlisi olması mümkün değildir. Çünkü sadece erkekler din görevlisi olabilmektedir.

Bu iki sorun bir araya geldiği zaman AKP'nin Avrupa Birliği yönündeki çabalarının bir ölçüde "kendine rağmen" olduğunu düşünmemek mümkün değildir.

Avrupa Birliği'nin temel felsefesi tartışmasız eşitlik, tartışmasız insan hakları, tartışmasız demokrasi üzerine kuruludur. Bunların hiçbiri de "kasaba kültürü" nün unsurları değildir.

AKP'nin mantık ve dünyaya bakışta, temel meselelere biraz daha çabuk uyum sağlama gibi bir sorunu vardır. Bu sorun aşılmazsa, aynı kadın hakları gibi AB standartları da eğreti kalır.

DİĞER YENİ YAZILAR