Nuşirevan, bayramlarda geniş yeme-içme meclisleri toplardı. Bu yemeklerden birinde, kendisine yakın bulduğu, sevdiği bir kişinin altın şarap kadehini koynuna soktuğunu gördü. Ama sesini çıkarmadı, görmezden geldi.
Meclis dağılırken sofracısı yanına yaklaştı: “İzniniz olursa kimse dağılmasın, çünkü altın kadehlerin eksik olduğunu sanıyorum, onu araştıracağım.”
“Hayır” dedi Nuşirevan,
“O kadehin peşine düşme, ben alanı gördüm.”
Birkaç gün sonra altın kadehi alan kişi, bir iş için Hükümdar’ın huzuruna çıktı. Nuşirevan fark etti ki, adamın elbiseleri ve çizmeleri pırıl pırıl, yepyeni.
Nuşirevan eliyle elbiseyi gösterdi, sordu:
“Bu elbise o kadehten midir?”
Adam eteğini kaldırıp çizmeleri gösterdi, “bunlar da o kadehtendir” dedi.
Nuşirevan güldü, adamın kadehi ihtiyaçtan aldığına inandı ve yine paraya ihtiyacı olursa kendisine gelmesini tembihledi.
- Molla Câmî’nin hissesi:
Eli açık hükümdar senin yaptığın kabahati anlarsa suçunu itiraf et ve onun kereminden özür dile, sakın inkâr etme. İnkâr etmek ayrı bir kabahattir. Suçu gizlemek onu işlemekten daha ağır bir suçtur.
Abbasi halifelerinden Me’mun’un bir uşağı vardı. Bu uşağın tek görevi, suyunu istediği an kullanabilmesi için hazır tutmaktı.
Me’mun’un su kovası ve ibriği iki günde bir kayboluyor, yenisi alınıyordu.
Halife durumu anlayınca köleyi yanına çağırdı, kimseye duyurmadan kulağına şöyle dedi:
“Buradan götürdüğün ibrikle kovayı bana sat!”
Köle de Halife’nin niyetini anladı ve şu cevabı verdi:
“Emredersiniz efendim. İsterseniz buradaki ibrikle kovayı satayım.”
Kölenin zekâsı Halife’nin hoşuna gitti, “Kaça satarsın?” diye sordu.
Köle hiç bozmadan “iki altın” dedi.
Halife emretti, iki altın geldi. Altınları köleye uzatırken Halife sordu:
“Bu ibrikle kova artık canlarını senden kurtardı mı? Emniyette midirler?”
Köle parayı aldı “Evet efendim” dedi ve işine döndü.
- Molla Câmî’nin hissesi: Yanında çalıştırdığın kimselere para vermekte hasis davranma. Bu dediğimi yaparsan onların hırs ve tamahlarını yatıştırmış olursun. Malının telef olmasını da böyle önlersin. Malın telef olmaz, canın sıkılmaz.

