İyimserlik

Her iktidarın temel güdüsü "işlerin iyi gittiğine" ilişkin bir inancı yaymaktır. Sadece siyasi iktidarların değil, iktidarın her türünde temel güdü budur

Haberin Devamı

Her iktidarın temel güdüsü "işlerin iyi gittiğine" ilişkin bir inancı yaymaktır. Sadece siyasi iktidarların değil, iktidarın her türünde temel güdü budur. Bunun dışında bir şey söyleyene, ileriye dönük bile olsa bu duyguyu rahatsız edecek her türlü uyarıya iktidarda olanlar pek kızarlar. Görevdeki AKP hükümeti için de durum farklı değil. Bu nedenle Hükümet'ten bir bakanın bile ekonomiyle ilgili "uyarı"sı tepki görmektedir. AKP hükümetinin Avrupa Birliği yolunda ciddi adımlar attığı ne kadar doğruysa ekonomide henüz hiçbir ilerleme sağlanmamış olduğu da o kadar gerçektir. Türk Lirası'nın dolara karşı kazandığı izafi değerin de bir sağlık göstergesi değil, tam tersine, sıkıntı göstergesi olduğu bütün ekonomistler tarafından belirtilmektedir. Ama bunu söyleyen bir bakan, üstelik ekonominin bir tarafından sorumlu bir bakan olunca durum karışmaktadır.

AB tamam, ya ekonomi?
Ekonomik hayatın içinde olanların bildiği, gördüğü bir gerçek vardır. O gerçek de ekonomide henüz herhangi bir yaprak kıpırtısının görülmüyor oluşu. Halen yatırım yapılmamakta, halen yabancı sermaye olarak tek kuruş Türkiye'ye gelmiş değil. Türkiye son mali krizlerinde sermaye birikimini "yemiş"tir. Mali sistemin yerlerde sürünmesinin birinci sonucu yatırımların durmasıdır. Büyük kuruluşların durumlarına bakıldığı zaman, açıklanan kârların düşüklüğünü görmemek imkânsız. Birçok sektörün birinci derdi halen ayakta durmaya çalışmaktan öteye gidememektir. Kilidi çözecek tek anahtar da Türkiye'ye hatırı sayılır bir yabancı sermaye girişi olmasıdır. Bunun da orta ve uzun vadeli yolu Avrupa Birliği'nden geçmektedir. Avrupa Birliği ile tam üyelik görüşmelerinin başlaması bu açıdan bir milat olacaktır. Ekonominin kalbine vurulmuş ikinci kilit de aynen duruyor. Türkiye'nin dış ve iç borç yükünde durum "idare" edildiği için daha kötüye gidiş yoktur, ama iyiye doğru da somut bir gidiş görülmemektedir. Faizlerin düşmesi kamunun borç yükünün daha az maliyetle taşınmasını mümkün kılıyor. Ancak sadece Uluslararası Para Fonu'na ödenecek borç miktarlarına bakıldığı zaman bile ana sıkıntının olduğu gibi durduğu görülecektir.

Şimdi top AKP hükümetinde
Tabii ki bunların faturasını AKP hükümetine çıkarmak haksızlık olur. Ancak şu anda görev başında AKP vardır ve bu hükümetin temel görevlerinden biri ekonomideki bugün yaşanmaya devam eden ve halka en sıkıntılı yansıması işsizlik olan durgunluğun aşılmasıdır. Gerçekten iyimser olabilmek için, orta ve uzun vadelere ilişkin çalışmaların yanında bugünden neler yapılabileceğinin tespit edilip harekete geçildiğinin görünüyor olması gerekir. Bugün Türkiye'de tek parti iktidarı vardır ve bu iktidarın da gösterebileceği bir bahane yoktur. Geçmişi, haklı haksız kötüleyerek ancak bir süre kazanmak mümkündür. Bu süre geçtiğinde de yapılması gerekenler yapılmamışsa, iyimser olmak isteyenler bile iyimser olamazlar.

DİĞER YENİ YAZILAR