“İsterse konuşmasın” ve gerisi

Haberin Devamı

Bürokrat, Maliye Bakanı’na “yeni YÖK Başkanı iyi konuşuyor” diyor. Bakan da “isterse konuşmasın” diye cevap veriyor. Bürokrat’ın bundan sonraki cümlesi de şöyle: “300 milyona yakın üniversitelere iyileşme yapıyoruz yıllık... Gülüp oynasınlar... Daha sesleri çıkmaz...”

Anlaşılan, YÖK’ün “hizaya girmesi” üzerine yeni bütçeye üniversiteler için 300 milyonluk bir ek kaynak konulmuş. Eski YÖK Başkanı, hükümet ile sürekli çatışma halinde olduğundan yeni kaynaklar alamıyordu. Çeşmenin başında bekleyen değişince çeşmenin suyu akıtılmış oluyor. Böylece aynı zamanda bütün devlet üniversitelerine “uslu olursanız daha çok para alırsınız” deniliyor.

***


AKP hükümetinin yüksek öğretime yaklaşımı böyle basit bir alışveriş mantığına dayanıyor. YÖK Başkanı “uyumlu” olacak, üniversiteler suskun kurumlar, üniversite mensupları da yine siyasi iktidarla uyumlu olacaklar ve bunun sağlanması için “para” kullanılacak. Yani üniversite “satın alınacak”.

Küçük köylü kurnazlığının Ankara’nın en tepelerinde geçerli olduğunu, devletin kaynaklarının dağıtımında, bütçenin yapılmasında da böyle bir mantığın egemen olduğunu görmek gerçekten üzücüdür.

***


Bir siyasi iktidar ve onların bürokratları üniversiteyi böyle satın alınabilecek bir kurum olarak görüyorlarsa, atılan bütün o özgürlük nutukları, “bilime, AR-Ge’ye yatırım yapılacak” vaatleri boş laflardan ibaret demektir.

Maliye Bakanı ile bürokratı arasındaki bu konuşma neyse ki bir mikrofonun açık kalması sayesinde öğrenildi. Yoksa hükümet sözcüleri her vesileyle bir övünme konusu olarak üniversite eğitimine ayrılan kaynakların arttığını tekrar tekrar söyleyeceklerdi.

***


Bir de Maliye Bakanı’nın ağzından çıkan “isterse konuşmasın” cümlesi var ki, üniversite mensubu olan ve profesör unvanı taşıyan YÖK Başkanı’nın bu cümlenin arkasından hemen istifa etmesi, herhalde ilk akla gelecek tepkidir.

Çünkü bundan sonra YÖK Başkanı’nın ağzından çıkacak her söz Maliye Bakanı’nın

“isterse konuşmasın” “vecize”sini hatırlatacak ve YÖK Başkanı’nın inandırıcılığı sıfırlanacaktır.

Demokratik düzende siyasi iktidarın ne olduğunu, ne olması gerektiğini sürekli olarak unutmanın hiçbir özrü olamaz.

DİĞER YENİ YAZILAR