‘İster sever, ister döverim’ çoktan bitti

Haberin Devamı

Kaddafi neden yabancı ülkelerin kendi vatandaşlarıyla ilgilendiğini anlamıyor. Esad da anlamıyor.

“Onlar benim vatandaşım, ister severim ister döverim” anlayışının artık geçerli olmadığını anlamıyorlar.

Kaddafi de Esad da, kendi yönetimine karşı çıkanların “yabancı güçlerin desteği ve kışkırtmasıyla ayaklandığını” düşünüyorlar. Onlara göre ortada bir sorun yok, sorun dış güçler tarafından “yaratılıyor!”

Ayaklananlar yabancı güçlerin ajanları, yabancı desteği olmasa böyle olaylar olamaz... Falan filan...

Şimdi bu sözleri duydukça çağ dışı dikta rejimlerinin halklarının taleplerine nasıl yabancı kaldıklarını düşünüyor, vatandaşlarına yaşattıkları acılara tepki gösteriyoruz.

Bu rejimler; ne olursa olsun, bu olayların kendi iç meseleleri olduğunu ve yabancıların karışamayacağını da sık sık söylüyorlar.

***


Türkiye’nin hükümetiyle, devletiyle insanların demokrasi ve özgürlük mücadelelerinin yanında yer almasıyla övünüyoruz. Biz de hükümetimizle, devletimizle aynı şekilde düşünüyoruz.

Biraz daha düşünürsek, bu lafların bize de hiç yabancı olmadığını görebiliriz.

“Dış güçlerin desteği olmasa çoktan bitirmiştik” lafını belki yüzlerce, binlerce kez duyduk, hâlâ da duymaya devam ediyoruz. Kendi vatandaşlarımızın siyasi haklarını kullanmalarını engellemek amacıyla yaratılmış olan “yüzde on seçim barajı”nın demokratik ilkelere aykırı olduğunu söyleyen yabancılara da “sen ne karışıyorsun, o bizim iç işimiz” diye bağırıyoruz.

Yeni dünyada mesele, tek bir kişinin haklarının çiğnenmesi olsa bile artık “iç iş” değildir, bütün dünyanın meselesidir. Hükümetimiz, devletimiz ve tabii Ankara’mız konu Suriye olunca, Libya olunca, Irak olunca “talkın-salkım” durumuna düşmeye fazlasıyla meyyaldir. Bu hatırlatıldığı zaman da cevap hazırdır: “Bizim koşullarımız farklı.”

***


Türkiye’nin Kürt meselesini demokrasi içinde çözmesini söyleyen dünyaya “bu bizim iç işimiz” diye kızıp höykürürken, başkalarına demokrasi ve insan hakları dersi vermek kolay açıklanabilir bir çelişki değil. Daha doğrusu, dünyayı bu çelişkiyi göremeyecek kadar ahmak zannetmek tuhaf bir ruh hali.

Suriye halkına, Libya halkına demokrasi için destek verirken Türk halkının ve Kürt halkının demokrasi ve insan hakları eksiklerini giderirseniz, dünyanın gözünde de Suriye, Libya ve diğer ülkelerin diktatörleri karşısında da daha inandırıcı olabilirsiz.

DİĞER YENİ YAZILAR