İstanbul’un ihtiyacı

Haberin Devamı

CHP’nin İstanbul adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçmesiyle ilgili olarak “CHP İstanbul’u terk etti” deyince çok değişik tepkiler aldık.

Kemal Kılıçdaroğlu değerli ve deneyimli bir eski bürokrat, başarılı bir siyasidir. Buna kuşku yok. Ama Kılıçdaroğlu, eğer İstanbul’a başkan olursa İstanbul’u en başından öğrenmek zorunda kalacaktır.

Kılıçdaroğlu, bazı AKP’lilerle ilgili olarak ciddi dosyalar hazırlamış, önemli bir muhalefet görevi yerine getirmiştir. Halk tarafından bu özelliğiyle tanınmış, sevilmiştir. Kılıçdaroğlu’nun İstanbul adayı olması da CHP’nin seçim kampanyasını “yolsuzluk” teması üzerine kuracağını gösteriyor. Nitekim Kılıçdaroğlu da dün Vatan’ın manşetinde yer alan demecinde “150 milyar dolar nereye gitti” sorusunu sormuş ve seçim kampanyası boyunca buna cevap arayacağını belirtmiştir.

Nüfus itibarıyla İstanbul Türkiye’nin altıda biridir, dünyanın en büyük kentlerinden, her şeyiyle en önemli kentlerinden biridir. İstanbul’un başkanı, başbakandan sonra en önemli “seçilmiş”tir. Çünkü İstanbul’u yönetenin politikaları sadece İstanbul’u değil, bütün çevresini, hatta bütün ülkeyi etkiler.

***

İstanbul, zaman zaman unutsak da, halen büyük bir deprem tehdidi altında ve mevcut yönetimin buna karşı gerekeni yaptığı da söylenemez.

İstanbul’daki yapıların üçte biri “kaçak” tanımına girer, yani beklenen depremde bunların hepsi yerle bir olacaktır.

İstanbul’un su sorunu halen çözülmüş değildir ve şehrin nüfusu bu şekilde artmaya devam ettiği sürece çözülmesi de mümkün değildir.

Bu şehre “sosyal demokrat” bir yönetim anlayışı gelecekse, en baştaki önceliklerinden birinin İstanbul’un göç almaya devam etmesini engellemek olması zorunludur.

Susuz İstanbul’un daha büyük ve daha susuz bir İstanbul olmasını engellemek de birincil görevlerdendir.

İstanbul’un şu anki yönetimi çok büyük ulaşım hamleleri yaptı. İstanbul’un yönetimine aday olanların İstanbullulara bu çalışmaların devam edip etmeyeceğini söylemeleri gerekiyor. Yoksa CHP’ye dönük en klasik eleştirilerden birinin konusu olan “kimse para kazanmasın diye hiçbir şey yapmayız” anlayışına mı dönülecektir?

İstanbul’a sadece “dev bir rant” şehri olarak bakanlara karşı, bu büyük rantın tekrar İstanbul halkına dönüşünün nasıl sağlanacağını anlatmak da sosyal demokrat başkan adayının görevidir.

***

İstanbul’da “varoş” denilen bölgelerde yaşayanların İstanbul hayatına katılmalarını, “İstanbullu” olmalarını sağlamak da bir sosyal demokrat yönetimin en temel hedeflerinden bir olmalıdır.

Seçime iki aydan daha az bir süre kaldı. CHP’nin adayı diğer yardımların yerine her ev kadınına ayda 600 TL vereceğini söyledi. Söylemesi gereken, o 600 liraların asıl değerini depremde yok olmamış, suyu akan, trafiği düzgün, hatta kaldırımları doğru yapılmış bir İstanbul’da kazanacağıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR