Irkçılık hortlaması

Haberin Devamı

İnsanlığın en vahim hastalığı bazen en ummadık yerden çıkıyor, bazen de bizde olduğu gibi birkaç noktadan birden fışkırıyor.

İsrail’in Gazze saldırısı, siyasi İslâm’a yakın duranlardaki Yahudi düşmanlığını bir kez daha ortaya çıkardı.

Aslında onlar bunu gizlemiyor, kendi yayın organlarında Yahudi düşmanlıklarını her fırsatta, ırkçılığın en kaba şekliyle kusuyorlar.

Gazze dolayısıyla yapılan son toplantılarda “dinci” liği en keskin şekilde vurgulayan kılık kıyafet içerisindeki gençlerin ve yaşlıların ellerindeki pankartlarda ırkçı sloganlarla yürümeleri üzerinde pek fazla durulmadı.

***


Irkçılık çok farklı kutuplarda bulundukları sanılanların da bazen ortak noktası oluyor.

CHP’li bir milletvekili, Abdullah Gül’ün son derece demokrat bir sözüne kızarak, Gül’ün ailesinde Ermeni olduğunu söylemesi üzerine biraz tepki gördü, ama partisinden sadece “az konuş” uyarısı aldı. CHP bu vekilini “ırkçılık” yaptığı için eleştiremedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu CHP’li vekile dava açtı. Dava dilekçesi “hakaret” üzerineydi. Gül de o CHP’liden farklı bir tavır almadı, bir kişinin ailesinde Ermeni olmasını o da “hakaret” olarak görüyordu.

Biri AKP’nin seçtiği cumhurbaşkanı, diğeri onun cumhurbaşkanı seçilmesinin ülke için büyük tehlike olduğunu düşünen ve bunu engellemek için sonuna kadar uğraşan parti ve milletvekillerinden biri. “Ermeni” kelimesiyle ilgili yaklaşımları esasta hiç farklı değil.

***


Ergenekon sanıklarının da aynı vagonun içinde oldukları önemli bir sanığın sözleriyle ortaya çıktı. O sanık, bir emekli general, Türkiye için “Kürtlerin değil Ermenilerin asıl tehlike” olduğunu savundu ve PKK’nın aslında bir Ermeni örgütü olduğunu anlattı. Böyle bir meseleyi “Kürtler” ve “Ermeniler” kelimeleriyle anlatmak en kaba ırkçılığın ürünüdür.

Geçtiğimiz hafta Bir Anadolu şehrinde birkaç kişi ellerinde en vahim ırkçı sözler yazılı kâğıtlarla poz verdiler. Yaptıklarının insani bir suç olduğunun farkında değillerdi, tam tersine, övünç içinde kameraya bakıyorlardı. Bunlar için de kimse suç duyurusunda bulunmadı. Demek ki başka Anadolu şehirlerinde de birileri çıkıp aynı şeyi yapabilecek.

***


AKP’li cumhurbaşkanı, CHP’li milletvekili, Ergenekon sanığı, İsrail’i soykırımla suçlayanlar, siyasi İslâm’ın sözcüsü yazarlar, hatta bir Ermeni gazetecinin katiliyle hatıra fotoğrafı çektirenler, bir ilçenin önde gelenleri... Hepsi ırkçılığın bir köşesinden tuttuğu, kimse de onları ayıplamadığı zaman ne olacak?

DİĞER YENİ YAZILAR