Amerikan yönetimiyle müttefiklerinin Irak'ı işgali, 21'inci yüzyıl dünyasının oluşumunda önemli bir rol oynayacaktır. Şu anda bu savaşın çeşitli yüzleri gündemin ön sırasında yerini korumaktadır. Bu savaş bir de medya açısından önümüze önemli örnekler koymuştur.
* Amerikan gazete ve televizyonları, 11 Eylül saldırısının ardından girilen duygusal hava içerisinde Irak savaşını, Bush yönetiminin Irak ve Ortadoğu politikalarını fazla sorgulamadılar. "Milli birlik" dalgası toplumun değişik kesimlerini sürüklerken medya da bu dalganın dışında kalmadı.
Üzerinden zaman geçti. Irak Amerikan askerleri tarafından işgal edildi. Ve olayların aslında tamamen anlatıldığı gibi de olmadığı ortaya çıkmaya başladı.
Amerika'nın ve dünyanın en prestijli ve etkili gazetelerinden The New York Times, 26 Mayıs'ta bir başyazı yayınladı. Bu bir özeleştiri yazısıydı. Irak savaşı öncesinde gazetecilik görevini tam olarak yerine getiremediklerini anlatıyordu.
New York Times o günlerin havası içinde "sağlam olmayan" haberler yayınladığı itiraf etti. Bunların başında, kamuoyunu Irak'ta kitle imha silahlarının bulunduğuna ikna etmek için düzenlenmiş haberler geliyor. Bu haberlerin Bush yönetiminin iddialarını destekleyen türden olanları gazetenin birinci sayfasında, ön sayfalarında büyük büyük yer alırken karşı görüşler arka sayfaların diplerinde kaybolup gidiyordu. Times özeleştiri yaparken, Irak'ta İslamcı teröristlerin kimyasal silahlarla eğitim yaptıkları kamp bulunduğu haberinin de doğru çıkmadığını itiraf etti.
Basın görevini yapmazsa
Amerikan ve dünya kamuoyu Irak savaşına hazırlanırken, bir yandan Amerikan yönetiminin, diğer yandan Amerikalıların kontrolündeki Iraklı muhalif sürgünlerin dezenformasyon konusunda oldukça başarılı oldukları da Times'ın itirafları arasında yer alıyor.
* Medyayı "kandırma" konusunda en etkili Iraklı muhalifin yakın döneme kadar Amerikalıların en güvendiği adam olan Ahmet Çelebi olduğu da böylece ortaya çıkıyor. Ahmet Çelebi Amerikan yönetiminin en yakın müttefiki idi, iki hafta önce ise Amerikan askerleri kafasına silah dayadı. (Bu olayı hatırlarken yine "yalakalık" ve "işbirlikçilik" kavramları üze rine düşünmek gerekiyor.)
New York Times bir başka gazetecilik zaafını daha açıkça itiraf etti: O "ulusal" dalga içinde Bush aleyhine olabilecek ya da olumsuz görülecek haberlere yer vermek istememişlerdi. Çünkü ortada "ulusal" bir mesele vardı ve Amerika'nın bu zor dönemden çıkması için yönetim yıpratılmamalıydı.
New York Times görevini yapmadı. Amerikan medyasının diğer etkili organları da görevlerini yapmadılar. Sonunda herkes kaybetti.
Bunların hepsi bize çok tanıdık gelecek olaylar. Benzerlerini defalarca yaşadığımız olaylar. Bir tek eksiğiyle.
Irak savaşı ve bir basın olayı
Amerikan yönetimiyle müttefiklerinin Irak'ı işgali, 21'inci yüzyıl dünyasının oluşumunda önemli bir rol oynayacaktır. Şu anda bu savaşın çeşitli yüzleri gündemin ön sırasında yerini korumaktadır. Bu savaş bir de medya açısından önümüze önemli örnekler koymuştur
Haberin Devamı

