Irak "Kürdistan"ı

ABD Başkanı W. Bush önce Irak "Devlet Başkanı" olarak Talabani'yi davet etti. Onun arkasından da "Irak Kürdistanı Başkanı" olarak Barzani Washington'a gitti

Haberin Devamı

ABD Başkanı W. Bush önce Irak "Devlet Başkanı" olarak Talabani'yi davet etti. Onun arkasından da "Irak Kürdistanı Başkanı" olarak Barzani Washington'a gitti.

Bu iki davetin tarzı, ABD yönetiminin "Irak Kürdistanı"nı federal-bağımsız bir yapı olarak kabul ettiğini gösteriyor.

Amerika'nın Irak'ı işgalinin ardından en çok sarfedilen sözlerden biri "Irak'ın bütünlüğü" oldu.

İlgili herkes, işgal altındaki Irak'ın bütünlüğünden söz etti ama hemen her gelişme, bu ülkenin parçalanması doğrultusunda seyretti.

Türkiye'nin resmi politikası "Irak'ın bütünlüğü" üzerine kuruludur ve hep böyle olmuştur. Bunun tercümesi, Irak'ta bağımsız bir Kürt devletine karşı olmaktır. Ayrıca Kürtlerle iç içe ve yan yana olan Türkmenlerin durumu da Türkiye'yi özel olarak ilgilendiriyor.

Ancak Türkmenlerle ilgili hassasiyetlerin karşılığı alınamadığı gibi, Kuzey Irak'ta fiili bir Kürt devletinin varlığı yolunda bütün adımlar da atılmış durumda.

Yeni komşu kim?
KKTC Cumhurbaşkanı Menmet Ali Talat'ın Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice tarafından resmen davet edilmesi tabii ki Kıbrıs'a ilişkin yeni politikaların bir başarısıdır.

Ancak şuna da dikkat etmek gerekir: Talat'ı davet eden, ABD Başkanı değil Dışişleri Bakanı'dır.

Bize göre Talat bir "devlet başkanı"dır ama onu, muhatabı olması gereken "Başkan" değil onun Dışişleri Bakanı davet etmiştir.

Buna karşılık Barzani'nin Bush tarafından davet edilmesinin, kendisine ve heyetine Amerika'dan özel uçak gönderilmesinin anlamı, Barzani'ye devlet başkanı protokolü uygulanmasıdır.

* Ankara'nın Irak ve Kuzey Irak'a ilişkin politikalarından bir sonuç alınamamıştır. Güneydeki yeni komşumuz artık Irak değil "Irak Kürdistanı"dır.

Bu yeni "yapı"nın Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt kökenli vatandaşları açısından bir "moral" çekim unsuru olmasını engellemek de çok zordur. Kendisini "Kürt" olarak hisseden her insan bağımsızlığa çok yaklaşmış bir Kürt devletini heyecanla karşılayacaktır.

Bu durumda da tek yol, huzurlu bir komşuluk ilişkisinden geçmektedir. Irak kürdistanı'nın nefes alabileceği tek alan Türkiye sınırıdır. Ekonomik gelişmesi için gerekli bütün unsurlar da Türkiye'de bulunuyor. Irak Kürdistanı "seçimini" Türkiye'den ve Türk halkından yana yaptığı takdirde bölgesel barış açısından önemli bir gelişme sağlanmış olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR