Başbakan Tayyip Erdoğan, televizyonda Irak'a Türk askeri gönderilmesine taraftar olduğunu söylediği sırada Necef suikasti duyuldu. Irak'ın en etkili Şii lideri ile en az seksen kişi hayatını kaybetti.
Aynı anda Başbakan'in Irak'a asker gönderilmesiyle ilgili sözlerinin fazla aceleye geldiği de böylece kanıtlanmış oldu.
Resmi açıklamalar ne olursa olsun, Türkiye'nin Irak'a asker göndermesinin karşılığı olarak "şimdilik" 8,5 milyar dolarlık bir kredi gösterilmektedir. Bu da aşağı yukarı bir anlaşmaya varılmış olduğunun ya da varılmasına az kaldığının göstergesidir.
8,5 milyar dolar kredinin, Türkiye'nin şu anda Irak kaosuna dalarak üstleneceği risklere göre hiçbir şey olmadığı da ortadadır.
İyimser olan var mı?
Hükümet, bir "nabız yoklama" faaliyeti olarak kısa süre önce Irak'a bir grup milletvekili göndermiş, bunlar da gözlemlerini hükümete aktarmışlardır. Yine Başbakan'in söylediklerinden anlaşıldığına göre Amerikan askerlerinin "işgalci" güç olarak tavırları halk nezdinde büyük tepkilere yol açmaktadır.
Bunu öğrenmek için milletvekillerini Irak'a nabız tutmaya göndermeye gerek yoktu. Şu anda Amerikan ve İngiliz basınında yayınlanan yazıları biraz izlemek de Irak'taki psikolojik durumu anlamaya yetecektir.
Saddam'ın devrilmesine sevinen Iraklılar da şu anda süren Amerikan işgali konusunda hiç iyimser değillerdir, ölüm korkusuyla ülkelerini terketmiş,
Batı'ya sığınmış ve Saddam'ın devrilmesinden sonra geri dönmüş onlarca Iraklının görüşleri, gözlemleri Batı basınında sürekli olarak yer almaktadır.
Bütün gelişmeler, Amerikan işgalinin ön saftaki "Müslüman polisi" olarak Türk askerinin görevlendirilmesinin şu anki koşullarda Türkiye'ye daha çok zarar vereceğini savunanları haklı çıkarmaktadır.
Kaosa mı? Ne için?...
Türk askeri için önerilen görev bölgesi henüz belli değildir. Ancak bu bölgenin Irak'ın kuzeyinde, Kürt aşiretlerin denetimindeki bölge olmayacağı da kesindir.
PKK-KADEK'in Kuzey Irak'taki varlığı ve faaliyetleri konusunda Amerikan yönetiminden herhangi bir destek alınmadığı da yine en yetkili ağızlardan açıklanmıştır.
Türk askerinin, Irak'taki anti-Amerikan duygu ve tepkileri bastıracak bir polis ya da jandarma gücü olarak en sıcak bölgelere gitmesinin gerekçeleri halen tam olarak açıklanamamaktadır.
Amerikan yönetimi, Pandora'nın kutusunu açtı, bütün kötülüklerin, bastırılmış bütün düşmanlıkların, öfkelerin ortaya saçılmasına yol açtı. Şimdi kutuyu kapatamıyor ve yardım istiyor.
Yardım, Pandora'nın kutusunun kapatılması için gerekli olabilir, ama bunun için de 8,5 milyar dolarlık bir kredinin tek teşvik edici unsur olamayacağı, olmaması gerektiği bellidir. "Stratejik ortaklık" edebiyatı da bugünkü kaosun içine atlamak için artık yeterli gerekçe değildir.
Irak için karar verilmiş
Başbakan Tayyip Erdoğan, televizyonda Irak'a Türk askeri gönderilmesine taraftar olduğunu söylediği sırada Necef suikasti duyuldu
Haberin Devamı

