Irak değil Lübnan modeli

Haberin Devamı

Accra (Gana) - Türkiye’nin Libya kriziyle ilgili formülü netleşiyor. Cumhurbaşkanı Gül, Gana’nın başkentinde Türk savaş gemilerinin Libya sahiline sevk edilmesi üzerine Lübnan krizini hatırlattı.

Türkiye’nin Libya olayında “aktif” olmasının gerekçesi Gül’e göre çok açık: “Diğer ülkeler Akdeniz’e gelmişken, Akdeniz’e kıyısı olan bir ülke olarak bizim de orada bulunmamız lazım.”

Bu cümle Ankara’nın, başta Fransa olmak üzere bazı Batılı ülkelerin tavrına karşı aktif olmaktan geri durmayacağını anlatıyor.

Cumhurbaşkanı, Türk savaş gemilerinin orada “ambargoyu denetlemek için bulunacaklarını” söylüyor. Savaşmak için değil, ambargoyu denetlemek için gidecek olan savaş gemilerinin insani operasyonlarda da etkili olmaları büyük olasılık.

***


Türkiye’nin Libya’ya ilişkin politikası, burada da bir Irak örneğinin tekrarlanmaması ısrarına dayanıyor. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin kendi dışişleri bakanlığı dönemindeki, iç savaşın eşiğine yaklaşmış Lübnan’la ilgili politikasını hatırlatıyor.

2006 yılında Lübnan’da Hizbullah ile karşı güçler arasındaki gerilim ülkeyi iç savaş ortamına çok yaklaştırmışken uluslararası camia iç savaşa gidişi engellemek üzere harekete geçmiş, Türkiye de uluslararası camianın inisiyatifinde en etkili ülkelerden biri olmuştu.

Gül’ün bu örneğinin Türkiye’nin şu andaki Libya politikasının “Irak değil Lübnan modeli” gibi bir formülle özetlenebileceğini gösteriyor. Ancak, uluslararası camia Lübnan’da “iç savaş çıkmaması” gibi bir temel hedef üzerinde birleşmiş, mevcut durumdan yararlanarak Hizbullah’ı tasfiye imkânı yaratma girişimleri ciddi destek bulmamıştı. Libya’da ise uluslararası camianın önemli bir kesimi, ağırlıklı olarak “Kaddafi’nin tasfiyesi”ni müdahalenin ana ekseni ve hedefi olarak görüyor.

***


Cumhurbaşkanı Gül, Lübnan örneğini hatırlatırken, o günlerde muhalefetin “Lübnan’da ne işimiz var” ya da “süngü muharebesi olacak çok askerimiz şehit düşecek” gibi tepkiler ortaya koyduğunu, ama hiçbirinin doğru çıkmadığını söylüyor.

Türkiye’nin politikası, Gül’ün belirttiği gibi Lübnan’da başarılı olmuştu, çünkü Batı “bu vesileyle Hizbullah’ın tasfiyesi” gibi bir hayalin peşine takılmamıştı. Ama şu anda Batı için Lübnan modeli oldukça uzak görünüyor.

***


Nkrumah’ın Gana’sı

Kwame Nkrumah, Kara Afrika’daki ilk milli kurtuluş hareketlerinin dünyada tanınan ilk lideri ve kuramcısı. Oluşturduğu siyasi hareket sayesinde Gana, Afrika’da bağımsızlığını ilk kazanan sömürge ülkelerinden biri oldu. Seçim kazandı, İngilizlerin gitmesini sağladı ama aradan 6 yıl geçti geçmedi, bir askeri darbeyle devrildi, sürgünde öldü.

Şimdi başkent Accra’da büyük bir anıt mezarı var. Kara Afrika’daki milli kurtuluş savaşlarının “sosyalist” bir içerik kazanması durumunda bu bağımsızlıkların kalıcı olacağını düşünüyor ve yazıyordu. Ölümünden sonra da ülkesi çok askeri darbe geçirdi, ama iki dönemdir “meşru” seçimler oluyor, kimse darbeye kalkışmıyor, Nkrumah da görkemli anıt mezarında onları izliyor...

DİĞER YENİ YAZILAR