İpler bir kez kaçınca

Haberin Devamı


AKP hükümeti ve Başbakan,

29 Mart’tan bu yana, ipleri tümüyle elinden kaçırmış, program ve vizyonunu kaybetmiş bir hükümet görüntüsü veriyor.

Ergenekon konusundaki sade vatandaşın kafasını karıştıran gelişmeleri de herkes sonuçta hükümetten bilir.

Aynı durum, durduk yerde ortaya çıkan DTP’ye yönelik geniş operasyon için de geçerlidir. Böyle bir operasyonun neden seçim sonrası gündeme geldiğini açıklamak da hükümete düşer.

Bu konular açılınca söylenen “efendim yargı bağımsızdır biz karışamayız” lafına kimsenin inanmadığını da herkes biliyor. Bunlar önemli siyasi davalardır ve böyle davalara girişmek için siyasi iradeden en azından yeşil ışık gelmesi gerekir.

***


İpleri kaçırdığı görüntüsünü veren her hükümetin başta gelen sorunlarından biri de bürokrasinin durumudur. Her zaman aynı şey olur, bürokrasi hükümetin inişte olduğunu hissederse kendisine başka güvenceler aramaya, aynı şevkle çalışmamaya başlar.

Sadece Ergenekon’daki iniş çıkışların, DTP operasyonunun değil, medyaya yönelik faaliyetlerin de hükümetin en üst düzeyde onayı olmadan yapılamayacağını her Türk vatandaşı bilir.

Doğan grubuna yönelik son icraatların Başbakan’ın haberi olmadan yapıldığına inanmak için aşırı saf olmak gerekir.

Erdoğan bir süre önce, seçim sonrasında yeni anayasa çalışmasının başlayacağını söylemişti. Ancak “yeni”yi de “kısmen” yenilik olarak açıklamıştı.

Yeni bir anayasa yapmak için çalışmaya başlayan, ama bunu beceremeden havlu atan ve şimdi de “kısmi değişiklik” diye ortaya çıkan Başbakan’ın ne kadar “muktedir” olduğu sorgulanır.

***


Başbakan’ın Bakanlar Kurulu’nda değişiklik yapmak istediği de uzun süredir biliniyor. Ancak Erdoğan bu konuda da hâlâ adım atmıyor. Ciddi bir sağlık sorunu yaşamış olan Maliye Bakanı’nı bile değiştirmedi.

Eğer bu hareketsizliğin üzerine, örneğin Ermenistan işini çözememek ya da anayasa değişikliklerini yapamamak gibi gelişmeler eklenirse hükümet tam anlamıyla “hükümet edemez” hale gelmiş olacaktır.

Böyle durumlarda da kaçınılmaz olarak seçimin zamanından önce yapılması fikri ortaya çıkar ki, bu ne zaman olmuşsa, aynen gerçekleşmiştir.

Demokrasi tarihimizdeki en yüksek oy oranlarıyla tek başına iki kez iktidar olmuş bir siyasi partinin kendisini bu duruma düşürmesi kolay değildir, ama Erdoğan bunu başardı.

DİĞER YENİ YAZILAR