Sonra yine Ertuğrul Özkök'ün yazısıyla tartışmaya yeni bir boyut geldi: Mumcu ve İpekçi gibi gazetecilik yapmak istiyorsanız, yapın da görelim!
İddiadaki kasıt, medyanın bir bölümünün yeni yapısıyla ilgilidir. Bu yapının ne olduğunu herkes bilmektedir.
Bazı gazeteler ve televizyonlar, gazetecilik görevlerini yerine getirmek olması gereken ana işlevlerini bir kenara bırakmışlar, "sahibinin sesi" olarak, bağlı oldukları grupların çıkarlarını korumaya çalışmaktadırlar. Çeşitli yayın gruplarında çalışan, yazan kişilerin önceliği kendi taraflarının korunması olmuştur.
Bu tür "tavır" alışın en önemli göstergelerinden birisi iktidar sahiplerine ilişkin haberlere yaklaşım tarzı olmaktadır. Eğer grubun, hükümetle ilişkisi "iş" açısından kötüyse, grup muhalefete geçmekte, eğer hükümetten grubun çıkarlarını koruyacak bir iş bekleniyorsa grup hemen hükümet destekçisi olmaktadır.
Gerçekten tartışacaksak...
Eğer bugün medyanın bu açıdan eleştirisini, özeleştirisini yapmak istiyorsak Uğur Mumcu, Abdi İpekçi gibi isimlerin üzerinden gitmek yerine okuyucunun yani halkın da kolayca görebileceği örneklerden ilerleyebiliriz.
* En yakın örnek de iki haftadır görülmektedir. Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin en güçlü başbakanlarından biri olarak görevine devam ederken yeni bir gıda dağıtım ve pazarlama şirketi kurmuştur.
* Bu, dünyanın her yerinde; medyanın hükümet kontrolünde olmadığı bütün ülkelerde önemli haberdir.
Başbakan'ı kırmak istemeyen, Başbakan'dan bir şeyler bekleyen yayın organları bu haberi ya hiç kullanmamış ya da iç sayfaların en dip köşelerine gömmüşlerdir. Eğer medyanın bugünkü yapısının gerçek gazeteciliğe göre gelişmesini istiyorsak tartışmaya bu örnekten başlamalıyız.
Ertuğrul Özkök'ün başlattığı tartışma, bu konuda fikri olan bütün gazetecilerin katılmasıyla sonuna kadar gitmelidir. Bunun yanı sıra "kıraathane filozofluğu" ile "köşe yazarlığı"nın farkları da açık olarak tartışılırsa, biraz daha ileriye gitmiş, halkın gazetelere biraz daha güvenmesini sağlamış oluruz.
İpekçi, Mumcu gazetecilik
Ertuğrul Özkök'ün bir yazısı üzerine basının kendi içinde yeni bir tartışma başladı. Önce konu, Abdi ipekçi ve Uğur Mumcu tarzı gazetecilik anlayışının değişmiş olup olmadığıydı.
Haberin Devamı

