Hükümdarın biri okumaya çok meraklıydı, özellikle tarihe ilişkin her şeyi okur, bütün gezginleri çağırır, onlara gezip gördükleri ülkeleri anlattırırdı. Çok şey öğrenmişti, kendisinden önceki dünya hakkında bir sürü şey biliyordu, ama bütün bu bilgilerini bir araya toplayan bir yorum yapamıyordu. Bir gün en güvendiği bilgini çağırttı ve ona bir görev verdi. Bilgine şöyle dedi: "Her şeyi birden öğrenmek istiyorum, bütün bilgilerimi birbirine bağlamak istiyorum. Güzel bir eser yaz ve bu eserde insanlığın bütün tarihini özetle." Bilgin gitti, uzun süre çalıştı ve birkaç yıl sonra hükümdarın yanına çıktı. "Efendimiz" dedi, "Bütün kitapları inceledim, bütün yazılanları okudum ve size takdim ettiğim bu yirmi ciltlik eserde bütün insanlık tarihini özetledim." Hükümdar ise o sırada komşularıyla savaşıyordu, ülkenin çok fazla sorunu vardı ve bilgine gereğince dikkat gösterip fazla zaman ayıramadan şöyle dedi: "Bu sıralar bu yirmi cildi okuyamam. Git ve bana insanlık tarihini beş ciltte özetle." Bilgin gitti, yine yıllarca çalıştı ve tekrar hükümdarın yanına çıktı: "Buyrun, emrettiğiniz gibi insanlık tarihini beş cilde sığdırdım." Hükümdar o sırada yine çok meşguldü. Giriştiği savaşları kazanmış, krallığına birçok komşu ülkeyi katmıştı. Yeni topraklarının yönetimiyle uğraşıyor, yeni eyaletlere yeni saraylar yaptırıyordu. Yine dikkatini bilgine veremedi. "Zamanım yok", dedi, "Beş cildi okuyamam, git bunu bir ciltte özetle, bir yıl sonra getir..."
Bilgin beş ciltlik eserini de kolunun altına sıkıştırmış huzurdan ayrılmış. Bir yıl sonra tek ciltlik eseriyle birlikte hükümdarın sarayına gitmiş. Daha sarayın kapısından itibaren üzüntülü bir havanın egemen olduğunu görmüş. Hükümdarın adamları "Yüksek sesle konuşma, hükümdar çok hasta, her an ölebilir, konuşursan da sakın yorma" demişler. Bilgin hükümdarın odasına alınmış. Hükümdar solgun bir yüzle yatağında yatıyormuş. Zayıf bir el hareketiyle bilgini yanına çağırmış. Yine zayıf bir sesle şöyle demiş: "Görüyorsun çok hastayım. Ölüyorum. Senin yazdığın bir cildi bile okuyacak ne takatim ne de zamanım kaldı. Tek bir cümle... Bana tek bir cümleyle insanlık tarihini özetle..." Bilgin durmuş, bir an düşünmüş ve hükümdarın kulağına eğilmiş: "Sayın hükümdarım... Tek bir cümlede özetlediğimiz zaman insanlık tarihi şudur: İnsanlar acı çekerler ve mutsuzdurlar..."
İnsanlık tarihi
Hükümdarın biri okumaya çok meraklıydı, özellikle tarihe ilişkin her şeyi okur, bütün gezginleri çağırır, onlara gezip gördükleri ülkeleri anlattırırdı. Çok şey öğrenmişti...
Haberin Devamı

