Haberin Devamı
Bugün Hrant Dink cinayetinin yıldönümü. Bu cinayet ülkemizi geriye götürmek, toplumumuzu geri, ilkel bir topluma dönüştürmek isteyenlerin icraatıdır.
Bu cinayetle ilgili yeni bilgiler ortaya çıktıkça yine bir karanlık örgütlenmenin ipuçları da görünmeye başlıyor.
Cinayetin hazırlanması ve işlenmesi, hatta sonrası devlette ciddi sorunlarımız olduğunu, bazı devlet görevlilerinin bu kimliklerinin ötesinde “vazife” lere sahip olduklarını da gösterdi.
Bu cinayet siyasi bir cinayettir. Her cinayet en büyük insanlık suçudur.
Siyasi cinayetler de işlendiği toplumdaki zaafların, o toplumun içinde barındırmaya devam ettiği geriliklerin göstergesidir.
Hrant Dink cinayetini işleyenler çocukların bulunduğu bir dükkâna bomba atarak “sınanmış” , kısa hapis cezalarının ardından kendilerine daha önemli bir görev verilmiştir.
Bu kişiler Hrant Dink cinayetini hazırlarken, kamu görevlisi olan üniformalı ve sivil şahıslar durumla ilgili bilgi sahibidirler, ama gereğini yapmamışlardır. Bir insanın öldürüleceğini bilmek, asıl görevi bu olduğu halde cinayeti önlememek bir kamu görevlisinin işleyebileceği en ağır suçlardan birisidir, aynı zamanda da insanlığın en yüz karası hallerinden birisidir.
Öte yandan, bu kamu görevlilerinin uzun süredir “korunması” da “suça iştirak” ten başka bir şey değildir.
Cinayet sonrasında dava ilerlerken sanıkların, yakınlarının ve avukatlarının tavırları da dikkat çekicidir. Bunlar ortada vahim bir suç yokmuş gibi yapmakta, bir yerlerden “korunma” bekledikleri izlenimi veren bir güvenle hatta saldırganlıkla davranmaktadır.
Bütün bunlar, birkaç küçük beyinli vicdansızın “kızdım, gittim vurdum” diyeceği bir durumun ötesinde bağlantılara sahip olduklarını da gösteriyor.
Ergenekon silahları ortaya çıkarken kimileri hâlâ “bu silahlar neden ordudan alınmış, sağa sola saklanmış, bu silahlar kime karşı kullanılacak” sorularına cevap vermemek için ıkınıp sıkınıyor, konuyu değiştirmeye çalışıyorlar.
Ne yazık ki bu tür aymazlıkların da Hrant Dink cinayeti dahil, çok sayıda faili meçhul cinayetin unutturulması çabasına katkıdan başka bir sonucu olmayacaktır.
Bu ülkede bundan böyle siyasi cinayet işlenmesini istemeyen, vicdan ve bilinç sahibi kişiler Hrant Dink’i unutmamak durumundadır.

