Başbakan bir süre önce bir grup gazeteciyle birlikte olduğu akşam yemeğinde, hükümetin hiçbir etkisinin bulunmadığı meselelerin bile kendilerine fatura edildiğinden şikâyet ediyordu.
Son dönemdeki gelişmelerin birçoğunun hükümete fatura edildiği doğrudur.
Bazı AKP'li belediyelerin içki meselesinde gösterdiği aşırı hassasiyet de sonuçta hükümete fatura edilmiştir.
Ağca davasında yaşanan traji-komik durumlar da hükümete fatura edilmiştir.
Van davası da hükümete fatura edilmiştir.
Orhan Pamuk davasının yol açtığı anlamsız çatışma da hükümete fatura edilmiştir.
Futbol Federasyonu seçimi de öyle oldu. Spordan sorumlu Bakan'ın tam anlamıyla ağırlığını koyduğu tarafın seçilmesi sağlanamadı, bu da hükümetin ve bizzat Başbakan'ın yenilgisi olarak nitelendirildi.
Bütün bunlar, üç yıllık deneyime rağmen hükümetin "becerikliliği" açısından kaygı yaratan olaylardır. İnsanlar doğal olarak, böyle kritik olmayan, hatta basit denecek meseleleri "yönetemeyen" siyasilerin daha önemli konularda yapabilecekleri yanlışlar için önceren kuşkuya kapılır.
Zor durum
Başbakan'ın şikâyetlerinden, bu durumun farkında olduğunu anlıyoruz. Yargı sürecinin işleyiş şekline ve yaşanan aksaklıklara, istenildiği kadar hukuki gerekçeler bulunsun, vatandaş bunlardan da en tepeyi sorumlu tutar. Onun her duruma hakim olmasını, gücünü göstermesini, ileride yaşanabilecek olumsuzlukları önceden görmesini ve tedbir almasını bekler.
* Böyle bir ortamda Başbakan'ın her fırsatta "erken seçim yok" demesinin nedeni, kendisini ve hükümetini bir anlamda yenilmiş görmek duygusunun ürünü olabilir. Sanılıyor olabilir ki, hükümet zorda olduğu için, yönetmekte güçlük çektiği için erken seçime gidilir.
* Oysa olağan bütün seçimler gibi erken seçim de siyasetin yeniden toparlanmasını sağlayacak, Ankara'ya yeni bir dinamizm getirecek önemli bir imkândır.
Erdoğan'ın bugüne kadarki siyasete yaklaşım tarzına bakıldığında, bunca kez tersini söylediği için erken seçim fikrine dönmesinin zor olacağı ortada.
* Siyasette "imkânsız" diye bir şey yoktur, ama her gün "erken seçim yapmayacağız" diyen Erdoğan'ın bu sözünün arkasında durması büyük olasılıktır.
Bu da yeni Cumhurbaşkanı'nı bugünkü Meclis'in seçmesi anlamına gelir ki, böyle bir sorunun içinden çıkmak hiç kimse için kolay olmayacaktır.
İnat siyaseti
Başbakan bir süre önce bir grup gazeteciyle birlikte olduğu akşam yemeğinde, hükümetin hiçbir etkisinin bulunmadığı meselelerin bile kendilerine fatura edildiğinden şikâyet ediyordu
Haberin Devamı

