Erdoğan’ın, AKP tüzüğündeki “üç dönem” kuralını işletme kararlılığı konusunda parti içinden kamuya açık herhangi bir tepki duyulmadı.
Böyle bir tartışma yapılıyorsa bile dışarı yansımıyor.
On yıldır iktidarda bulunan, hâlen halkın yarısının desteğini almaya devam eden bir siyasi partinin ana gövdesindeki ve tepesindeki geniş bir değişikliğin sıkıntısızca gerçekleşeceğini düşünebilmek zordur.
Güç dönemlerde yükü sırtlamış siyasetçilerin neredeyse toplu hâlde evlerine ya da etkisiz görevlere gitmeleri kolay değildir.
AKP partileşmeden önce ve sonra önemli sorumluluk almış siyasilerin hep birlikte gitmeleri, onların arasında olmasa bile, birçok partilinin, partinin geleceği açısından da kuşku duymasına yol açabilir. Bu da doğaldır.
AKP’liler bunları açıkça tartışmıyor, ama değişik çevrelerde “restorasyon” kuşkusu da haklı olarak var.
Belli ki bunlar parti içerisinde konuşuluyor. Ve “Üç dönem” kuralını delme yolunda ilk girişim de ortaya çıktı. Bu girişimin sahipleri kurala “kurucular kurulu” istisnasının getirilmesini istiyor. Yani partinin kurucuları, üç dönem kuralına tabi olmayacak ve merkez yönetiminde, Meclis’te veya bakan olarak, dördüncü dönem de görev yapabilecek.
Bu “istisna” bir açıdan mantıklı gelebilir ama, AKP hareketinin en başından beri tepesinde olmakla birlikte, o gün bazı nedenlerle kurucu olmayan bazı isimler de var.
AY sonunda AKP büyük kongresi toplanacak ve “değişim”in burada başlaması gerekiyor. Söz konusu “istisna” talebi de bu nedenle şimdi ortaya çıktı.
Ülke kolay bir döneminde değil. “Asıl sorun” çözüm yoluna girmediği için, bunun çevresindeki sıkıntılar da halkta ciddi sarsıntılar yaratıyor.
Böyle bir dönemde halkın yarısının oy verme yönündeki iradesini devam ettirdiği ve “asıl sorun” için çözüm beklediği siyasi partinin “yeniden inşa”sının tartışılması gerekir.
Eğer bu tartışmalar ve kaygılar Erdoğan’a ulaşıyorsa, en azından partinin “yeniden inşa”sının bir dönem ertelenmesi yoluna da gidilebilir. Kongrede tüzüğe konulacak bir madde ile uygulamanın “bir dönem ertelenmesi” sağlanabilir.
Bu durumda muhalefet partileri de başka çevreler de Erdoğan’ın üzerine gidecek, “kendi kuralını çiğnedi” diye bağırıp yükleneceklerdir. Ama o yüklenmelerin, bugünkü koşullarda iktidar partisinin “yeniden inşası”nın yaratacağı sorunlar yanında birkaç günlük bir “sinir bozma” etkisi dışında “esame”si bile okunmaz..

