İlk aşama tamamlandı

Haberin Devamı

AKP-MHP anlaşmasıyla üniversitede türbanın serbest kalması kesinleşmiş gibidir. Türban dini ve siyasi bir simge olarak böylece kamuda yerini almış olacaktır.

Türbanın serbest bırakılması için uğraşan kesimde şu anda bir görüş ayrılığı görüntüsü de var.

Bir kesime göre türban üniversitede serbest bırakıldıktan sonra, serbestliğin kamunun diğer alanlarına genişletilmesi düşünülmüyor.

Daha “samimi” olanlar ise bu serbestliğin ancak kamunun bütün alanlarına yayılması durumunda bir anlamı olacağını savunuyor.

Tutarlı olanlar, “samimi” olanlardır. Çünkü hayatta neler olacağı belli.

Üniversitede başını sıkı sıkıya kapatarak okumuş, diplomasını almış kız çocukları gördükleri eğitimin gereği olarak kamuda görev almak isteyebilir.

***


Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin uluslararası ilişkiler bölümünü başında türbanla bitirmiş bir kız çocuğu Dışişleri Bakanlığı’nın meslek memuru sınavına girmek isteyecektir. Üniversitede türbanın serbest bırakılması ona bu hakkı sağlamış oluyor. Bu kız çocuğunu sınava almazlık edemezsiniz, alacaksınız. Sınavda başarısız olursa kendisine türbanı ve “inancı” yüzünden haksızlık yapıldığını iddia edecek, ortalığı ayağa kaldıracak, “mazlum” bir şahıs olarak hak mücadelesine girişecektir. Eğer sınavda başarılı olursa, işe başlatabilmek için kendisinden türbanını çıkarması istenecektir. Bu çocuk o zaman da dinine bağlı bir Müslüman olduğunu fakat dininin gereklerine uymasının engellendiğini öne sürerek haksızlığa uğradığını iddia etme hakkına sahip olacaktır.

Bazı AKP’lilerin ve MHP’lilerin türban serbestliğinin üniversite öğretimiyle sınırlı kalacağına ilişkin olarak yarım ağızla verdikleri güvencelerin hiçbir anlamı yoktur.

Bir yıl sonra, iki yıl sonra ne olacağı belli. Yıllardır Erbakan’ın partilerinin yönetimi ve yönlendirmesi altında “eğitim hakkı mücadelesi” veren kız çocukları bu kez AKP örgütlerinin desteğiyle “çalışma hakkı mücadelesi” verecek.

***


Türban meselesi, Türkiye’de siyasal İslamın “bir mevzi kazanma” mücadelesinin aracı olarak ortaya çıktı ve kullanıldı. Bu mücadelenin ilk aşamasını da siyasal İslam kazandı; siyasal İslam kökenli AKP ve Türk-İslam sentezcisi MHP eliyle kazandı.

Bu meseleyle nasıl mücadele edeceğini bilmeyen ve bağırıp çağırarak meseleyi çözebileceklerini zanneden “gardırop laikçilerinin” sorumluluklarını da unutmayalım.



DİĞER YENİ YAZILAR