Radikal İslamın son terör eylemleriyle birlikte Türkiye tekrar Batı'nın gündemine geldi. Ancak bu tartışma içinde eski bir kavram karışıklığı devam ediyor.
Daha çok Amerikalı siyaset yapıcıları tarafından ısrarla savunulan bakış açısına göre Türkiye bir "ılımlı İslam" ülkesi. Bunu bazı Avrupalılar da benimsiyor ve Türkiye bu tanımla "ortada" bir yere konuluyor.
* "Ilımlı bir İslam ülkesi" tanımıyla "halkın büyük çoğunluğunun Müslüman olduğu laik bir ülke" tanımlan arasında büyük bir fark olduğunu Batılı siyaset yapıcıları anlamak zorundadır.
Türkiye bir ılımlı İslam ülkesi olmadığı gibi Türkiye'de siyasal İslamın farklı renkleri de bulunuyor. 70 milyon Müslümanın yaşadığı bir ülkede bu son derece doğaldır.
* Ancak ortadaki sorun, bu siyasi İslamcı hareketlerin ülkedeki etkinliğinin ve gelecekle ilgili taleplerinin engellenmesidir.
Hükümet içinde de tanımla ilgili kafa karışıklığı bulunuyor. Kafa karışıklığı Kur'an kursları, imam hatip okulları, din eğitimi ve türban gibi konularda sık sık ortaya çıkıyor. Bunların tümü Türkiye'deki siyasal İslam için sembol konulardır ve bu alanlarda her fırsatı değerlendirerek mücadele girişiminde bulunuyorlar.
* Türkiye eğer, bazı Amerikalıların tercih ettiği gibi "ılımlı bir İslam ülkesi" olma yoluna girecekse, türban meselesi türbancıların istediği gibi çözülecektir.
Her mahallede bir Kur'an kursu, yaygın ve zorunlu dini eğitim ve de sağlam din eğitimi almış olan imam hatip mezunlarının toplumda yüksek kademelere ulaşmalan gibi girişimler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan, "ılımlı İslam ülkesi" görüntüsüdür.
Eğer bu görüntüye eşinin başı türbanlı bir cumhurbaşkanı da eklenirse Türkiye'nin gerçekten laik bir ülke olduğuna kimse inanmaz.
* AKP sözcüleri de sık sık söylüyor, Türkiye'nin bir İran, bir Pakistan olması mümkün değildir. Ama kurumlarla oynanmaya devam edilir ve siyasi İslamın sembol konuları onların istediği yönlere götürülürse kısa sürede kendine özgü bir ılımlı ülkesi olmamız da mümkündür.
* Türkiye, uygarlıklar çatışması içinde "ılımlı İslam ülkesi" tanımıyla bir arabulucu ya da İslamcılara yakın gelecek yarı-laik bir model olamaz.
Türkiye, ileri dünya ülkelerinin arasında laik-demokratik kimliğiyle yer almak durumundadır. Başka bir kimlikle Türkiye'ye verilecek başka roller Türkiye açısından sadece birer "tehlike"dir. Bunu Amerikalıların, Avrupalıların ve de tabii ki Ankara'daki bazı çevrelerin görmesi şarttır.
Ilımlı İslam değil
Radikal İslamın son terör eylemleriyle birlikte Türkiye tekrar Batı'nın gündemine geldi. Ancak bu tartışma içinde eski bir kavram karışıklığı devam ediyor
Haberin Devamı

