İlginç bir cephe

Aslında dert Kıbrıs değil, dert yaklaşan yerel seçimler. Ana muhalefet partisi CHP bu seçimde kullanacağı ana temayı buldu. Bütün meydanlarda "Kıbrıs'ın nasıl satıldığı" anlatılacak

Haberin Devamı

Aslında dert Kıbrıs değil, dert yaklaşan yerel seçimler. Ana muhalefet partisi CHP bu seçimde kullanacağı ana temayı buldu. Bütün meydanlarda "Kıbrıs'ın nasıl satıldığı" anlatılacak.

CHP, Kıbrıs'ta uzlaşma olmaması gerektiğini savunan cephenin başını çekiyor.

* Cephede, CHP yetkililerinin açıkladığı üzere "Bu konuda aynı görüşleri benimsedikleri" MHP var.

* MHP ile aynı seçmene, daha da şiddetle seslenen Genç Parti de "Kıbrıs'ta her türlü uzlaşma ihanettir" cephesinin içinde.

MHP'nin fazla sesi duyulmuyor, ama Genç Parti Star Televizyonu ve Star Gazetesi üzerinden konuştuğu için sesi oldukça yüksek çıkıyor.

Aynı cephenin içinde yer alan diğer siyasi parti, İşçi Partisi'dir.

* En keskin devrimci, Maocu çizgide kurulmuş olan İşçi Partisi bugün "halkların kardeşliği"ni unutmuş, MHP ile aynı fikirleri savunan bir parti olmuştur.

Bu cephenin bir köşesinde de, daha "mahcup" olsa da Cumhuriyet Gazetesi bulunmaktadır.

* Gazete, geçen yıl MHP ile aynı görüşlere sahip olduğunu keşfetmiştir, bugün de Kıbrıs'ı "satanlarla" mücadele etmektedir.

Bu görüşler aynı zamanda Bülent Ecevit ve DSP ile Mümtaz Soysal tarafından da aynı güçle savunulmaktadır.

Daha önce ne yaptılarsa
Tekrar sıralayalım: CHP.. MHP.. Genç Parti... İşçi Partisi... DSP.. Star Televizyonu... Star Gazetesi... Cumhuriyet Gazetesi...

İsimler üzerinden gidersek de şöyle bir liste çıkıyor: Deniz Baykal... Cem Uzan... Doğu Perinçek... Devlet Bahçeli... İlhan Selçuk... Bülent Ecevit... Mümtaz Soysal...

Bunların hepsi kendilerini başka başka siyasi sıfatlarla tanımlamaktadır. Kimisi solcudur, kimisi Atatürkçüdür, kimisi milliyetçi-toplumcudur, kimisi devrimcidir, kimisi sosyal demokrattır, kimisi sosyalisttir, kimisi ortanın solcusudur, kimisi açık sağcıdır.

Böyle bir cephe oluşması bile Türkiye'nin ne kadar kritik bir dönemeçte bulunduğunu göstermektedir.

Bu cephenin Türkiye'ye çizdiği bir yol, bir gelecek vardır. Bu yolun, geleceğin ne olduğunu da isimleri sayılanların bugüne kadarki icraatlarına bakarak görmek mümkündür.

Bir de "diğer" yol, "kazanılması mümkün bir gelecek" vardır.

Böyle bir ikilemde ise seçim yapmak hiç de zor değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR