İktidar zenginleri

Her siyasi iktidar değişikliğinde önce Ankara-İstanbul uçaklarının yolcuları değişir. Bakanlar, milletvekilleri ve yüksek bürokrasi ile görüşmeye çalışan yeni yüzler ortaya çıkar

Haberin Devamı

Her siyasi iktidar değişikliğinde önce Ankara-İstanbul uçaklarının yolcuları değişir. Bakanlar, milletvekilleri ve yüksek bürokrasi ile görüşmeye çalışan yeni yüzler ortaya çıkar.

Elbette önceki dönemde aynı konumda olan bazı kişiler de yenilerin arasında yerlerini korumaya çalışırlar.

Ama yeni iktidarın "ruh" hali kendisinden önceki iktidarlarla fazla yakın olmuş "iş" çevrelerine kuşkuyla bakmayı gerektirir. Dolayısıyla, çok azı yeni iktidar tarafından kabul görür.

Bunların yanında, başbakan ve bakanların yurt dışı gezilerinde yer alanlar da değişir, önceki dönemde "dışarıda" kalmış, yakına girememiş olanlar bu kez fırsattan yararlanmak için harekete geçerler.

Tercihler değişince
Bu gezilerde asıl amaç devlet büyüklerinin, başbakan ve bakanların yakınında olmak, üst düzey bürokratlarla yakınlık kurmaktır.

Bunların hiçbiri yasa dışı değildir. Ama bu, halen "iş" yaparken "devlete" dayanmanın ve devleti yönetenlerle yakın olmanın önem taşımaya devam ettiğinin göstergesidir.

Özelleştirme kavgaları da bu sistemin önemli bir parçasını oluşturur. Özelleştirme çalışmalarında da herhangi bir yasa dışı durum olması gerekmez. Ama sonuçta en yukardakiler "birilerini" tercih eder, birilerini etmez...

İşte bu tercihler "yeni iktidar zenginleri" grubunun ortaya çıkmasını sağlar. Vergiler, ihracatta vergi iadesi sistemi ve özelleştirme halen devletin elindeki en büyük güç kaynaklarıdır. Bir kararla biri zengin olurken, aynı kararla başkası iflas edebilir.

Devlet müteahhitleri, belediye müteahhitleri bu düzenin ayrılmaz parçalarıdır. Belediyelerde yönetim değişir, müteahhitler değişir. Bu işlemlerin de yasa dışı olması gerekmez. Burada da sadece tercihler değişir, dolayısıyla işleri yapanlar değişir, parayı alanlar değişir.

Her şey eskisi gibi!
Bu düzenin dışında ya da üzerinde kalmak çok zordur ama bunu başaranlar vardır. Yine de "fırsat bu fırsat" düzeni yürümeye devam etmektedir.

Sadece dış gezilerde devlet büyüklerinin uçağında yer alanların listelerini incelemek, kimler kaldı kimler gitti listesi yapmak bile sistemin nasıl yürüdüğünü gösterir.

Bu sistemin bir ucu da gazetelerin magazin sayfalarına yansımaktadır. Uçaklar bir, magazin sayfaları iki: "Kadro" değişimi en kolay buralardan izlenebilir.

Sonuç: Türkiye'de ekonomi ve iş hayatı halen Ankara'nın denetimindedir ve gerçekten liberal bir ekonomi düzenine ulaşmamız mümkün olmamıştır.

DİĞER YENİ YAZILAR